Ana Sayfa›Almanca Kelimeler›Almanca B1 Kelime Listesi
Almanca

Almanca B1 Kelime Listesi

Orta seviyesindeki 979 Almanca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.

En sık 100 kelimeB1 · Ortaörnek cümleli

Almanca B1 seviyesi (Orta), bağımsız kullanıcı seviyesi: bir konuda fikrini söylemek, yaşadığın bir şeyi anlatmak, haberlerin ana fikrini anlamak. Kelimeler günlük hayatın dışına çıkar; iş, sağlık, çevre ve medya gibi konulara açılır.

Bu sayfada Almanca B1 seviyesindeki 979 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 879 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.

İsimler artikelleriyle (der, die, das) veriliyor; kelimeyi baştan artikeliyle birlikte öğren. Artikeli sonradan eklemek, kelimeyi yeniden öğrenmek kadar zahmetli.

Bu liste nasıl çalışılır? Bu 100 kelimeyi tek oturumda okumak yerine birkaç güne böl. Uygulamada Almanca havuzunu seçip planını B1 seviyesinden başlatırsan kelimeler günde 10–30'luk parçalar hâlinde, aralıklı tekrarla önüne gelir. Unuttukların tekrar karşına çıkar.

Önce uygulamayı denemek istersen

Bu seviyenin 979 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Almanca havuzunu aç

En sık kullanılan 100 kelime 100 / 979 kelime

#AlmancaTürkçeÖrnek cümle
1ähnlichbenzerDu siehst deiner Mutter wirklich sehr ähnlich.
Annene gerçekten çok benziyorsun.
2aktuellgüncelHier finden Sie die aktuellen Nachrichten aus der Region.
Burada bölgeden güncel haberleri bulabilirsiniz.
3allerdingsancak, gerçiDie Wohnung ist schön, allerdings ist sie etwas teuer.
Daire güzel, ancak biraz pahalı.
4als ob-mış gibiEr tut so, als ob er nichts gehört hätte.
Hiçbir şey duymamış gibi davranıyor.
5das Alteryaş, yaşlılıkIm Alter möchte ich am Meer wohnen.
Yaşlılığımda deniz kenarında yaşamak istiyorum.
6auf jeden Fallkesinlikle, her halükardaIch komme auf jeden Fall zu deiner Geburtstagsparty.
Doğum günü partine kesinlikle geleceğim.
7auf keinen Fallasla, hiçbir şekildeDas darfst du auf keinen Fall deinen Eltern erzählen.
Bunu ailene asla anlatmamalısın.
8aufgrundnedeniyle, dolayıAufgrund einer Störung hat der Zug zwanzig Minuten Verspätung.
Bir arıza nedeniyle tren yirmi dakika rötarlı.
9der Beitragkatkı, yazı, aidatVielen Dank für Ihren Beitrag zu dieser Diskussion.
Bu tartışmaya katkınız için çok teşekkürler.
10die Bevölkerungnüfus, halkEin Drittel der Bevölkerung lebt auf dem Land.
Nüfusun üçte biri kırsal bölgelerde yaşıyor.
11bis aufhariç, dışındaBis auf einen Fehler war dein Text perfekt.
Bir hata dışında metnin mükemmeldi.
12bis zu-e kadar, en fazlaIn diesem Bus haben bis zu fünfzig Personen Platz.
Bu otobüste elli kişiye kadar yer var.
13der BürgervatandaşAlle Bürger dürfen ihre Meinung frei äußern.
Tüm vatandaşlar fikirlerini özgürce ifade edebilir.
14dabeibu sırada, yanındaIch höre gern Musik und singe dabei laut mit.
Müzik dinlemeyi ve bu sırada yüksek sesle eşlik etmeyi severim.
15dadurchböylece, bu sayedeEr hat viel geübt und dadurch seine Aussprache verbessert.
Çok pratik yaptı ve bu sayede telaffuzunu geliştirdi.
16dagegenbuna karşıHast du etwas dagegen, wenn ich das Fenster öffne?
Pencereyi açmama bir itirazın var mı?
17daherbu yüzden, bu nedenleDer Zug hatte Verspätung, daher bin ich zu spät gekommen.
Tren rötar yaptı, bu yüzden geç kaldım.
18damit-sin diye, -mesi içinIch spreche langsam, damit alle mich verstehen.
Herkes beni anlasın diye yavaş konuşuyorum.
19danksayesindeDank deiner Hilfe habe ich die Prüfung bestanden.
Senin yardımın sayesinde sınavı geçtim.
20die Daten (Pl.)veriler, bilgilerBitte geben Sie Ihre persönlichen Daten in das Formular ein.
Lütfen kişisel bilgilerinizi forma girin.
21dennochyine deEs war kalt, dennoch sind wir schwimmen gegangen.
Hava soğuktu, yine de yüzmeye gittik.
22dessenonun (ilgi zamiri)Das ist der Mann, dessen Auto gestohlen wurde.
Bu, arabası çalınan adam.
23deutlichaçık, netKönnten Sie bitte etwas deutlicher sprechen?
Lütfen biraz daha net konuşabilir misiniz?
24dienenhizmet etmek, yaramakDieser Raum dient als Lager für alte Möbel.
Bu oda eski mobilyalar için depo olarak kullanılıyor.
25der Druckbaskı, basınçVor der Prüfung stand ich unter großem Druck.
Sınavdan önce büyük bir baskı altındaydım.
26ebenfallsaynı şekilde, de/daMein Bruder studiert ebenfalls Medizin in Heidelberg.
Ağabeyim de Heidelberg'de tıp okuyor.
27ebensoaynı şekilde, kezaMeine Schwester ist ebenso groß wie ich.
Kız kardeşim de benim kadar uzun.
28eherdaha çok, daha erkenIch trinke eher Tee als Kaffee.
Kahveden çok çay içerim.
29eine Rolle spielenrol oynamak, önemli olmakGeld spielt bei der Berufswahl oft eine große Rolle.
Meslek seçiminde para genellikle büyük bir rol oynar.
30entferntuzakDas Hotel liegt nur fünf Minuten vom Strand entfernt.
Otel plaja sadece beş dakika uzaklıkta.
31die Entwicklunggelişme, gelişimDie Entwicklung der Stadt in den letzten Jahren war beeindruckend.
Şehrin son yıllardaki gelişimi etkileyiciydi.
32es geht umsöz konusu olmak, hakkında olmakIn dem Artikel geht es um den Klimawandel.
Makale iklim değişikliği hakkında.
33es kommt darauf anduruma bağlı, değişirOb ich mitkomme, kommt darauf an, wie lange ich arbeiten muss.
Gelip gelmeyeceğim ne kadar çalışmam gerektiğine bağlı.
34fallseğer, -diği takdirdeFalls du Hilfe brauchst, ruf mich einfach an.
Yardıma ihtiyacın olursa beni araman yeterli.
35die Folgesonuç, bölümDie Folgen des Klimawandels sind schon heute sichtbar.
İklim değişikliğinin sonuçları bugünden görülüyor.
36das GebäudebinaIn diesem alten Gebäude war früher eine Schule.
Bu eski binada eskiden bir okul vardı.
37die Gemeindebelediye, cemaat, toplulukDie Gemeinde hat einen neuen Spielplatz gebaut.
Belediye yeni bir oyun parkı yaptı.
38die Geschichtetarih, hikâyeIn der Schule hat mich Geschichte immer interessiert.
Okulda tarih beni her zaman ilgilendirdi.
39die Gesellschafttoplum, şirketIn unserer Gesellschaft werden die Menschen immer älter.
Toplumumuzda insanlar giderek yaşlanıyor.
40das Gesetzyasa, kanunNach dem Gesetz müssen Kinder bis 16 zur Schule gehen.
Yasaya göre çocuklar 16 yaşına kadar okula gitmek zorundadır.
41der Glaubeinanç, imanDer Glaube gibt meiner Großmutter viel Kraft.
İnanç büyükanneme çok güç veriyor.
42das Glückşans, mutlulukWir hatten Glück, dass der Zug noch nicht abgefahren war.
Tren henüz kalkmamıştı, şanslıydık.
43in der Lage seindurumunda olmak, - ebilmekNach dem Unfall war er nicht in der Lage zu arbeiten.
Kazadan sonra çalışabilecek durumda değildi.
44in Frage kommensöz konusu olmakEin Umzug ins Ausland kommt für mich nicht in Frage.
Yurt dışına taşınmak benim için söz konusu değil.
45je nach-e göre, -e bağlı olarakJe nach Wetter fahren wir ans Meer oder ins Museum.
Havaya göre denize ya da müzeye gideceğiz.
46jedenfallsher halükarda, en azındanIch weiß nicht, wann er kommt, jedenfalls nicht vor acht.
Ne zaman geleceğini bilmiyorum, ama her halükarda sekizden önce değil.
47jedochancak, fakatDas Hotel war schön, das Essen jedoch war schlecht.
Otel güzeldi, ancak yemekler kötüydü.
48jeweilsher biri, her seferindeDer Kurs findet jeweils montags und mittwochs statt.
Kurs her pazartesi ve çarşamba yapılıyor.
49knappkıt, azDas Geld ist am Ende des Monats oft knapp.
Ay sonunda para genellikle kıt oluyor.
50die Kosten (Pl.)masraflar, maliyetDie Kosten für die Reparatur übernimmt die Versicherung.
Onarım masraflarını sigorta karşılıyor.
#AlmancaTürkçeÖrnek cümle
51der KriegsavaşMeine Großeltern haben den Krieg als Kinder erlebt.
Büyükannem ve büyükbabam savaşı çocukken yaşadılar.
52die KritikeleştiriEr kann mit Kritik leider nicht gut umgehen.
Maalesef eleştiriyle iyi başa çıkamıyor.
53die KulturkültürIch finde es spannend, eine fremde Kultur kennenzulernen.
Yabancı bir kültürü tanımayı heyecan verici buluyorum.
54leidenacı çekmek, muzdarip olmakMein Vater leidet seit Jahren an Rückenschmerzen.
Babam yıllardır bel ağrısı çekiyor.
55das Lobövgü, takdirFür ihre gute Arbeit bekam sie viel Lob vom Chef.
İyi çalışması için patrondan çok övgü aldı.
56die LösungçözümFür jedes Problem gibt es eine Lösung.
Her sorunun bir çözümü vardır.
57die Medien (Pl.)medyaDie Medien berichten jeden Tag über den Klimawandel.
Medya her gün iklim değişikliği hakkında haber yapıyor.
58mittlerweileartık, bu süre zarfında, şimdiye kadarMittlerweile wohnen wir schon fünf Jahre in Stuttgart.
Artık beş yıldır Stuttgart'ta oturuyoruz.
59na undne olmuş yaniNa und? Dann kommen wir eben ein bisschen später.
Ne olmuş yani? O zaman biraz daha geç geliriz.
60nachdem-dikten sonraNachdem wir gegessen hatten, gingen wir noch spazieren.
Yemek yedikten sonra bir de yürüyüşe çıktık.
61obwohl-e rağmen, -diği haldeObwohl es regnete, haben wir einen Ausflug gemacht.
Yağmur yağmasına rağmen bir gezi yaptık.
62ohne ... zu-medenSie hat den Vertrag unterschrieben, ohne ihn genau zu lesen.
Sözleşmeyi dikkatlice okumadan imzaladı.
63ohne dass-medenEr ist gegangen, ohne dass wir es gemerkt haben.
Biz fark etmeden gitti.
64das Opferkurban, mağdurDie Opfer des Unfalls wurden ins Krankenhaus gebracht.
Kazanın mağdurları hastaneye kaldırıldı.
65die ParteipartiWelche Partei hast du bei der letzten Wahl gewählt?
Son seçimde hangi partiye oy verdin?
66perile, yoluylaDie Rechnung schicken wir Ihnen per E-Mail.
Faturayı size e-posta ile gönderiyoruz.
67die Politiksiyaset, politikaMein Bruder interessiert sich sehr für Politik.
Erkek kardeşim siyasetle çok ilgileniyor.
68der PolitikerpolitikacıViele Bürger vertrauen den Politikern nicht mehr.
Birçok vatandaş artık politikacılara güvenmiyor.
69das Rechthak, hukukJeder Mensch hat das Recht auf Bildung.
Her insanın eğitim hakkı vardır.
70rechtoldukçaDer Film war recht interessant, aber etwas zu lang.
Film oldukça ilginçti ama biraz fazla uzundu.
71die RegierunghükümetDie Regierung hat neue Gesetze zum Umweltschutz beschlossen.
Hükümet çevre koruma ile ilgili yeni yasalar çıkardı.
72die RegionbölgeDie Region ist bei Touristen wegen ihrer Weinberge beliebt.
Bölge bağları nedeniyle turistler arasında popülerdir.
73reinsaf, temizDieser Pullover ist aus reiner Wolle.
Bu kazak saf yünden.
74schuldsuçlu, kabahatliDu bist nicht schuld an dem Unfall.
Kazada senin suçun yok.
75sich einigenanlaşmak, uzlaşmakNach langer Diskussion haben wir uns auf einen Termin geeinigt.
Uzun bir tartışmadan sonra bir tarih üzerinde anlaştık.
76sich verlassengüvenmek, bel bağlamakAuf meine beste Freundin kann ich mich immer verlassen.
En yakın arkadaşıma her zaman güvenebilirim.
77sorgensağlamak, ilgilenmekDie Musiker sorgen für gute Stimmung auf der Party.
Müzisyenler partide iyi bir hava yaratıyor.
78sowieve, ayrıcaBitte bringen Sie Ihren Pass sowie zwei Fotos mit.
Lütfen pasaportunuzu ve iki fotoğraf getirin.
79der StaatdevletDer Staat unterstützt Familien mit kleinen Kindern.
Devlet küçük çocuklu aileleri destekliyor.
80die SuchtbağımlılıkViele Menschen unterschätzen die Gefahr einer Sucht.
Birçok insan bağımlılığın tehlikesini hafife alıyor.
81tatsächlichgerçekten, hakikatenHat er tatsächlich im Lotto gewonnen?
Gerçekten lotoda kazandı mı?
82teilweisekısmenDie Straße ist wegen Bauarbeiten teilweise gesperrt.
Yol inşaat çalışmaları nedeniyle kısmen kapalı.
83der TodölümDer Tod seines Vaters war ein großer Schock für ihn.
Babasının ölümü onun için büyük bir şoktu.
84überhaupthiç, genel olarakIch habe diese Woche überhaupt keine Zeit für Hobbys.
Bu hafta hobilere hiç vaktim yok.
85und zwaryani, şöyle kiIch habe eine Bitte, und zwar brauche ich Hilfe beim Umzug.
Bir ricam var, şöyle ki taşınırken yardıma ihtiyacım var.
86unerwartetbeklenmedikGestern bekamen wir unerwarteten Besuch aus der Türkei.
Dün Türkiye'den beklenmedik bir misafirimiz geldi.
87vermutlichtahminen, muhtemelenEr kommt vermutlich erst gegen Mitternacht nach Hause.
Muhtemelen ancak gece yarısına doğru eve gelir.
88das VideovideoDas Video wurde schon über eine Million Mal angeklickt.
Video şimdiden bir milyondan fazla kez tıklandı.
89völligtamamenNach dem Umzug war ich völlig erschöpft.
Taşınmadan sonra tamamen bitkindim.
90von ... an-den itibarenVon nächster Woche an arbeite ich nur noch halbtags.
Gelecek haftadan itibaren sadece yarım gün çalışacağım.
91vor allemözellikle, her şeyden önceIch esse gern Obst, vor allem Erdbeeren und Kirschen.
Meyve yemeyi severim, özellikle çilek ve kiraz.
92die Wahlseçim, tercihDie nächste Wahl findet im September statt.
Bir sonraki seçim eylülde yapılacak.
93weder ... nochne ... ne deIch habe weder Zeit noch Geld für einen Urlaub.
Tatil için ne vaktim ne de param var.
94der WertdeğerDer Wert des Hauses ist in den letzten Jahren gestiegen.
Evin değeri son yıllarda arttı.
95die WirtschaftekonomiDie Wirtschaft ist in diesem Jahr kaum gewachsen.
Ekonomi bu yıl neredeyse hiç büyümedi.
96das WissenbilgiDurch das Praktikum konnte ich mein Wissen anwenden.
Staj sayesinde bilgimi uygulayabildim.
97wobei-ken, ancakWir können uns am Freitag treffen, wobei ich erst um sechs kann.
Cuma günü buluşabiliriz, ama ben ancak saat altıda müsaitim.
98zumindesten azındanZumindest hat er sich für die Verspätung entschuldigt.
En azından gecikme için özür diledi.
99zunächstönce, ilk olarakZunächst möchte ich mich kurz vorstellen.
İlk olarak kısaca kendimi tanıtmak istiyorum.
100zuvordaha önceSo etwas habe ich nie zuvor gesehen.
Böyle bir şeyi daha önce hiç görmedim.

B1'den sonra ne var?

Sınava mı hazırlanıyorsun? Goethe B1 kelimeleri sayfası sınavın modüllerine göre gruplanmış 100 kelime.

Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye Almanca B2. Diğer seviyeler: Almanca A1, Almanca A2, Almanca B2. Hepsini tek sayfada görmek için Almanca kelimeler sayfasına bak.

Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen Almanca kelime oyunları sayfasına bak.

İsimlerin artikelleri ayrı bir konu: der, die, das kuralları ve tam isim listesi.

Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için B1 hikâyesi: Der zweite Versuch sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler Almanca Hikâyeler sayfasında.

Almanca B1 kelimeleriyle çalışmaya başla

Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Uygulamada çalış