Ana Sayfa›Almanca Kelimeler›Almanca A2 Kelime Listesi
Almanca

Almanca A2 Kelime Listesi

Temel seviyesindeki 930 Almanca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.

En sık 100 kelimeA2 · Temelörnek cümleli

Almanca A2 seviyesi (Temel), A1'in üstüne kurulan günlük hayat kelimeleri: alışveriş, yol tarifi, randevu, iş ve okul, geçmişte olanları kısaca anlatmak. Kısa ve basit konuşmalarda kendini ifade etmeye yeten kelimeler bunlar.

Bu sayfada Almanca A2 seviyesindeki 930 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 830 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.

İsimler artikelleriyle (der, die, das) veriliyor; kelimeyi baştan artikeliyle birlikte öğren. Artikeli sonradan eklemek, kelimeyi yeniden öğrenmek kadar zahmetli.

Bu liste nasıl çalışılır? Bu 100 kelimeyi tek oturumda okumak yerine birkaç güne böl. Uygulamada Almanca havuzunu seçip planını A2 seviyesinden başlatırsan kelimeler günde 10–30'luk parçalar hâlinde, aralıklı tekrarla önüne gelir. Unuttukların tekrar karşına çıkar.

Önce uygulamayı denemek istersen

Bu seviyenin 930 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Almanca havuzunu aç

En sık kullanılan 100 kelime 100 / 930 kelime

#AlmancaTürkçeÖrnek cümle
1ab-den itibarenAb Montag habe ich Urlaub.
Pazartesiden itibaren izindeyim.
2ab und zuara sıra, bazenAb und zu gehen wir zusammen ins Theater.
Ara sıra birlikte tiyatroya gideriz.
3ach soha, anladımAch so, jetzt verstehe ich das Problem.
Ha, şimdi sorunu anlıyorum.
4allehepsi, herkesAlle haben den Test bestanden.
Herkes sınavı geçti.
5als-dığı zaman (geçmiş), -den (karşılaştırma)Als ich klein war, wohnten wir in Izmir.
Ben küçükken İzmir'de oturuyorduk.
6anderediğer, başkaHast du auch eine andere Farbe?
Başka bir rengin de var mı?
7andersbaşka türlü, farklıIch habe mir die Stadt ganz anders vorgestellt.
Şehri çok farklı hayal etmiştim.
8die AngstkorkuMeine kleine Schwester hat Angst vor Hunden.
Küçük kız kardeşim köpeklerden korkuyor.
9der Artikelmakale, yazıIch habe einen interessanten Artikel über Tiere gelesen.
Hayvanlar hakkında ilginç bir makale okudum.
10außer-den başka, hariçAußer mir hat niemand die Antwort gewusst.
Benden başka kimse cevabı bilmiyordu.
11außerdemayrıca, bunun yanındaDie Wohnung ist groß und außerdem sehr günstig.
Daire büyük ve ayrıca çok uygun fiyatlı.
12beideikisi de, her ikisiIch mag beide Farben, Rot und Blau.
Kırmızı ve mavi, iki rengi de seviyorum.
13das BeispielörnekKannst du mir bitte ein Beispiel geben?
Bana bir örnek verebilir misin lütfen?
14bereithazır, istekliBist du bereit? Wir fahren los.
Hazır mısın? Yola çıkıyoruz.
15bereitszaten, çoktanDer Film hat bereits angefangen.
Film çoktan başladı.
16bestimmtkesinlikle, mutlakaWarte kurz, er kommt bestimmt gleich.
Biraz bekle, kesinlikle birazdan gelir.
17bevor-meden önceBevor ich ins Bett gehe, lese ich ein bisschen.
Yatmadan önce biraz kitap okurum.
18bisherşimdiye kadarBisher hat alles gut geklappt.
Şimdiye kadar her şey yolunda gitti.
19damalso zamanlarDamals gab es noch keine Handys.
O zamanlar henüz cep telefonu yoktu.
20darumbu yüzden, onun içinIch habe Hunger, darum koche ich jetzt.
Acıktım, bu yüzden şimdi yemek yapıyorum.
21deshalbbu yüzdenIch war krank, deshalb bin ich zu Hause geblieben.
Hastaydım, bu yüzden evde kaldım.
22direktdoğrudan, direktGibt es einen direkten Zug nach Wien?
Viyana'ya direkt bir tren var mı?
23durchiçinden, -den geçerekWir fahren durch einen langen Tunnel.
Uzun bir tünelin içinden geçiyoruz.
24ebenaz önce, işteEr ist eben nach Hause gegangen.
Az önce eve gitti.
25echtgerçek, hakikiIst die Tasche aus echtem Leder?
Çanta hakiki deriden mi?
26egalfark etmez, önemsizMir ist egal, wann wir essen.
Ne zaman yiyeceğimiz benim için fark etmez.
27eigentlichaslındaEigentlich wollte ich heute früh schlafen gehen.
Aslında bugün erken yatmak istiyordum.
28einigebirkaç, bazıEinige Kollegen arbeiten heute von zu Hause.
Bazı iş arkadaşları bugün evden çalışıyor.
29die EntscheidungkararDas war eine schwierige Entscheidung für mich.
Bu benim için zor bir karardı.
30der ErfolgbaşarıIch wünsche dir viel Erfolg bei der Prüfung!
Sınavda sana başarılar dilerim!
31erhaltenalmak, teslim almakIch habe Ihre E-Mail erhalten.
E-postanızı aldım.
32ernstciddiDas ist ein ernstes Problem.
Bu ciddi bir sorun.
33etwayaklaşık, aşağı yukarıDie Fahrt dauert etwa zwei Stunden.
Yolculuk yaklaşık iki saat sürüyor.
34festsıkı, sabit, kalıcıEr hat jetzt eine feste Stelle.
Artık kalıcı bir işi var.
35folgentakip etmek, izlemekBitte folgen Sie mir in das Büro.
Lütfen beni ofise kadar takip edin.
36frühereskiden, daha önceFrüher habe ich in Ankara gewohnt.
Eskiden Ankara'da oturuyordum.
37führenyönetmek, götürmekDieser Weg führt zum Bahnhof.
Bu yol istasyona çıkıyor.
38gar nichthiç, hiç deDas Konzert hat mir gar nicht gefallen.
Konser hiç hoşuma gitmedi.
39das Gefühlduygu, hisIch habe ein gutes Gefühl bei der Prüfung.
Sınavla ilgili içimde iyi bir his var.
40gegenkarşı, -e doğru (saat)Wir spielen am Samstag gegen Bayern.
Cumartesi Bayern'e karşı oynuyoruz.
41gegenüberkarşısındaDie Apotheke ist gegenüber der Post.
Eczane postanenin karşısında.
42gemeinsamortak, birlikteWir haben viele gemeinsame Freunde.
Birçok ortak arkadaşımız var.
43geradeşu anda, az önceIch kann nicht sprechen, ich esse gerade.
Konuşamam, şu anda yemek yiyorum.
44gleichzeitigaynı andaIch kann nicht gleichzeitig kochen und telefonieren.
Aynı anda hem yemek yapıp hem telefonla konuşamam.
45der Grundsebep, nedenAus welchem Grund bist du nach Deutschland gekommen?
Almanya'ya hangi sebeple geldin?
46häufigsık, sıklıklaDas ist ein häufiger Fehler.
Bu sık yapılan bir hata.
47kaumneredeyse hiç, zar zorIch habe letzte Nacht kaum geschlafen.
Dün gece neredeyse hiç uyumadım.
48die KunstsanatMeine Tochter will später Kunst studieren.
Kızım ileride sanat okumak istiyor.
49die Liebeaşk, sevgiEr hat ihr einen Brief voller Liebe geschrieben.
Ona sevgi dolu bir mektup yazdı.
50liebertercihen, daha çokIch trinke lieber Tee als Kaffee.
Kahveye göre çayı tercih ederim.
#AlmancaTürkçeÖrnek cümle
51mehrerebirkaç, birçokIch habe mehrere Male angerufen.
Birkaç kez aradım.
52die Meinungfikir, görüşWas ist deine Meinung zu diesem Thema?
Bu konu hakkında fikrin ne?
53mindestensen azMan sollte mindestens zwei Liter Wasser trinken.
En az iki litre su içmek gerekir.
54der Mitarbeiterçalışan, elemanWir suchen einen freundlichen Mitarbeiter für unser Geschäft.
Mağazamız için güler yüzlü bir eleman arıyoruz.
55die Möglichkeitolanak, imkânEs gibt viele Möglichkeiten, Deutsch zu lernen.
Almanca öğrenmenin birçok yolu var.
56na jaeh, şey, idare ederNa ja, das Essen war nicht so toll.
Eh, yemek pek iyi değildi.
57nämlichçünkü, ziraIch komme heute nicht, ich bin nämlich krank.
Bugün gelemiyorum, çünkü hastayım.
58niemandhiç kimseNiemand war zu Hause, als ich geklingelt habe.
Zili çaldığımda evde kimse yoktu.
59nunşimdi, artıkDer Bus ist weg, was machen wir nun?
Otobüs gitti, şimdi ne yapacağız?
60nutzenkullanmak, yararlanmakViele Leute nutzen das Internet zum Einkaufen.
Birçok insan alışveriş için interneti kullanıyor.
61ob-ip -mediğiniWeißt du, ob der Laden heute geöffnet ist?
Dükkânın bugün açık olup olmadığını biliyor musun?
62probaşına, her biri içinDas Zimmer kostet 80 Euro pro Nacht.
Oda gecelik 80 avro.
63redenkonuşmakWir müssen mal über den Urlaub reden.
Tatil hakkında bir konuşmamız lazım.
64die RichtungyönEntschuldigung, in welche Richtung muss ich gehen?
Affedersiniz, hangi yöne gitmem gerekiyor?
65rundyuvarlakWir haben einen runden Tisch in der Küche.
Mutfakta yuvarlak bir masamız var.
66die SaisonsezonIn der Saison sind die Hotels sehr teuer.
Sezonda oteller çok pahalı.
67schaffenbaşarmak, yetiştirmekIch schaffe die Arbeit heute nicht mehr.
İşi bugün artık yetiştiremeyeceğim.
68schließlichsonunda, nihayetSchließlich haben wir doch ein Hotel gefunden.
Sonunda bir otel bulduk.
69sogarhatta, bileEr spricht sogar ein bisschen Chinesisch.
Hatta biraz Çince bile konuşuyor.
70solcheböyle, bu türSolche Schuhe trage ich nicht gern.
Böyle ayakkabıları giymeyi sevmem.
71sonstyoksa, aksi haldeBeeil dich, sonst verpassen wir den Bus.
Acele et, yoksa otobüsü kaçıracağız.
72sowohl ... als auchhem ... hem deSie spricht sowohl Deutsch als auch Englisch.
Hem Almanca hem de İngilizce konuşuyor.
73der SpieleroyuncuDer junge Spieler hat zwei Tore geschossen.
Genç oyuncu iki gol attı.
74starkgüçlü, kuvvetliDer Kaffee ist heute sehr stark.
Kahve bugün çok sert.
75stattyerineIch trinke heute Tee statt Kaffee.
Bugün kahve yerine çay içiyorum.
76die Stelleiş, pozisyon, yerEr sucht eine neue Stelle als Koch.
O, aşçı olarak yeni bir iş arıyor.
77das Teamtakım, ekipUnser Team arbeitet sehr gut zusammen.
Ekibimiz çok iyi birlikte çalışıyor.
78das ThemakonuDas Thema der Präsentation ist Umwelt.
Sunumun konusu çevre.
79trotz-e rağmenTrotz des Regens spielen die Kinder draußen.
Yağmura rağmen çocuklar dışarıda oynuyor.
80trotzdemyine de, buna rağmenEs regnet, trotzdem gehen wir spazieren.
Yağmur yağıyor, yine de yürüyüşe çıkıyoruz.
81übrigensbu arada, aklıma gelmişkenÜbrigens, hast du morgen Zeit?
Bu arada, yarın vaktin var mı?
82der UnfallkazaGestern hat es an der Kreuzung einen Unfall gegeben.
Dün kavşakta bir kaza oldu.
83unserbizimUnser Haus hat einen kleinen Garten.
Evimizin küçük bir bahçesi var.
84versuchendenemek, çalışmakIch versuche, jeden Tag Deutsch zu sprechen.
Her gün Almanca konuşmaya çalışıyorum.
85Viel Glück!bol şansMorgen ist deine Prüfung? Viel Glück!
Yarın sınavın mı var? Bol şans!
86vorbeibitmiş, geçmişDer Sommer ist leider schon vorbei.
Yaz maalesef çoktan bitti.
87vorherönceden, daha önceRuf bitte vorher an, bevor du kommst.
Gelmeden önce lütfen ara.
88währendsırasında, esnasındaWährend des Unterrichts ist das Handy aus.
Ders sırasında telefon kapalı.
89wahrscheinlichmuhtemelenMorgen regnet es wahrscheinlich den ganzen Tag.
Yarın muhtemelen bütün gün yağmur yağacak.
90was für einne tür bir, nasıl birWas für ein Auto hast du?
Nasıl bir araban var?
91weggitmiş, kaybolmuşMein Portemonnaie ist weg, ich finde es nicht.
Cüzdanım yok, bulamıyorum.
92wegenyüzünden, -den dolayıWegen des Schnees fährt kein Bus.
Kar yüzünden hiç otobüs çalışmıyor.
93wie langene kadar süreWie lange wohnst du schon in Deutschland?
Ne zamandır Almanya'da yaşıyorsun?
94wie oftne sıklıkla, kaç kezWie oft gehst du ins Fitnessstudio?
Spor salonuna ne sıklıkla gidiyorsun?
95wiesoneden, niçinWieso bist du gestern nicht gekommen?
Dün neden gelmedin?
96zahlenödemekKann ich hier mit Karte zahlen?
Burada kartla ödeyebilir miyim?
97ziehençekmekBitte die Tür ziehen, nicht drücken.
Lütfen kapıyı çekin, itmeyin.
98das Zielhedef, amaçMein Ziel ist, im Sommer die Prüfung zu bestehen.
Hedefim yazın sınavı geçmek.
99ziemlicholdukça, epeyDie Prüfung war ziemlich schwer.
Sınav oldukça zordu.
100die ZukunftgelecekIn Zukunft möchte ich mehr reisen.
Gelecekte daha çok seyahat etmek istiyorum.

A2'den sonra ne var?

Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye Almanca B1. Diğer seviyeler: Almanca A1, Almanca B1, Almanca B2. Hepsini tek sayfada görmek için Almanca kelimeler sayfasına bak.

Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen Almanca kelime oyunları sayfasına bak.

İsimlerin artikelleri ayrı bir konu: der, die, das kuralları ve tam isim listesi.

Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için A2 hikâyesi: Der Koffer fährt weiter sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler Almanca Hikâyeler sayfasında.

Almanca A2 kelimeleriyle çalışmaya başla

Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Uygulamada çalış