Almanca A1 Kelime Listesi
Başlangıç seviyesindeki 800 Almanca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.
Almanca A1 seviyesi (Başlangıç), sıfırdan başlayanların ilk aylarda karşılaşacağı temel kelimeler: selamlaşma, aile, ev, yemek, sayılar, günler ve en sık kullanılan fiiller.
Bu sayfada Almanca A1 seviyesindeki 800 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 700 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.
İsimler artikelleriyle (der, die, das) veriliyor; kelimeyi baştan artikeliyle birlikte öğren. Artikeli sonradan eklemek, kelimeyi yeniden öğrenmek kadar zahmetli.
Önce uygulamayı denemek istersen
Bu seviyenin 800 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Almanca havuzunu açEn sık kullanılan 100 kelime 100 / 800 kelime
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | aber | ama, fakat | Ich möchte kommen, aber ich habe keine Zeit. Gelmek istiyorum ama vaktim yok. |
| 2 | alles | her şey | Danke, das ist alles. Teşekkürler, hepsi bu. |
| 3 | also | yani, demek ki | Also, wir treffen uns um acht. Yani saat sekizde buluşuyoruz. |
| 4 | an | -de, kenarında, -e | Das Bild hängt an der Wand. Resim duvarda asılı. |
| 5 | auch | de, da, dahi | Ich komme auch aus Izmir. Ben de İzmirliyim. |
| 6 | auf | üstünde, üstüne | Die Tasse steht auf dem Regal. Fincan rafın üstünde duruyor. |
| 7 | aus | -den, içinden | Sie nimmt das Handy aus der Tasche. Telefonu çantadan çıkarıyor. |
| 8 | bei | yanında, -de | Ich wohne bei meinen Eltern. Annemle babamın yanında oturuyorum. |
| 9 | bis | -e kadar | Ich arbeite von Montag bis Freitag. Pazartesiden cumaya kadar çalışıyorum. |
| 10 | bitte | lütfen, buyurun, rica ederim | Einen Tee mit Zucker, bitte! Şekerli bir çay, lütfen! |
| 11 | da | orada, burada | Ist Herr Müller heute da? Bay Müller bugün burada mı? |
| 12 | danke | teşekkürler, sağ ol | Danke für das schöne Geschenk! Güzel hediye için teşekkürler! |
| 13 | dann | sonra, o zaman | Ich dusche und dann frühstücke ich. Duş alıyorum, sonra kahvaltı yapıyorum. |
| 14 | dass | -dığını, ki | Ich glaube, dass er morgen kommt. Onun yarın geleceğini düşünüyorum. |
| 15 | denn | çünkü | Ich bleibe zu Hause, denn ich bin krank. Evde kalıyorum, çünkü hastayım. |
| 16 | dort | orada | Dort drüben ist die Apotheke. Eczane orada, karşıda. |
| 17 | drei | üç | Wir bleiben drei Tage in Paris. Paris'te üç gün kalıyoruz. |
| 18 | du | sen | Hast du heute Abend Zeit? Bu akşam vaktin var mı? |
| 19 | einfach | basit, kolay | Das Rezept ist ganz einfach. Tarif çok basit. |
| 20 | einmal | bir kez, bir zamanlar | Ich war einmal in Wien. Bir kez Viyana'da bulundum. |
| 21 | er | o (erkek) | Er ist mein Kollege. O benim iş arkadaşım. |
| 22 | erst | ancak, daha, ilk önce | Der Laden öffnet erst um zehn. Dükkân ancak onda açılıyor. |
| 23 | es | o (nötr) | Das Auto ist alt, aber es fährt gut. Araba eski ama iyi gidiyor. |
| 24 | etwas | bir şey, biraz | Ich muss dir etwas sagen. Sana bir şey söylemem lazım. |
| 25 | fast | neredeyse | Ich bin fast fertig. Neredeyse bitirdim. |
| 26 | finden | bulmak | Ich finde meinen Schlüssel nicht. Anahtarımı bulamıyorum. |
| 27 | die Frau | kadın, eş, hanım | Die Frau trinkt einen Kaffee. Kadın bir kahve içiyor. |
| 28 | für | için | Die Blumen sind für dich. Çiçekler senin için. |
| 29 | ganz | tamamen, oldukça | Die Wohnung ist ganz neu. Daire yepyeni. |
| 30 | geben | vermek | Kannst du mir bitte das Salz geben? Bana tuzu verebilir misin lütfen? |
| 31 | gehen | gitmek, yürümek | Wir gehen am Abend ins Restaurant. Akşam restorana gidiyoruz. |
| 32 | das Geld | para | Ich habe kein Geld mehr. Hiç param kalmadı. |
| 33 | genau | tam, kesinlikle | Der Zug kommt genau um acht. Tren tam sekizde geliyor. |
| 34 | gleich | birazdan, hemen | Ich komme gleich zurück. Hemen geri geliyorum. |
| 35 | gut | iyi | Das Essen hier ist sehr gut. Buradaki yemekler çok iyi. |
| 36 | haben | sahip olmak, -si olmak | Wir haben zwei Kinder. İki çocuğumuz var. |
| 37 | heute | bugün | Was kochen wir heute? Bugün ne pişiriyoruz? |
| 38 | hier | burada, buraya | Wohnen Sie auch hier? Siz de burada mı oturuyorsunuz? |
| 39 | ja | evet | Ja, ich komme gern mit. Evet, memnuniyetle gelirim. |
| 40 | das Jahr | yıl, sene | Ich lerne seit einem Jahr Deutsch. Bir yıldır Almanca öğreniyorum. |
| 41 | jeder | her, herkes | Jeder Schüler bekommt ein Buch. Her öğrenci bir kitap alıyor. |
| 42 | jetzt | şimdi | Ich muss jetzt leider gehen. Maalesef şimdi gitmem gerekiyor. |
| 43 | kein | hiç, hiçbir (olumsuz) | Ich habe kein Auto. Arabam yok. |
| 44 | kommen | gelmek | Kommst du morgen zu meiner Party? Yarın partime geliyor musun? |
| 45 | können | -ebilmek, bilmek | Kannst du gut schwimmen? İyi yüzebiliyor musun? |
| 46 | der Laden | dükkân | Der Laden an der Ecke verkauft Obst. Köşedeki dükkân meyve satıyor. |
| 47 | leer | boş | Der Kühlschrank ist fast leer. Buzdolabı neredeyse boş. |
| 48 | leider | maalesef, ne yazık ki | Ich kann leider nicht kommen. Maalesef gelemiyorum. |
| 49 | machen | yapmak, etmek | Was machst du am Wochenende? Hafta sonu ne yapıyorsun? |
| 50 | man | insan, kişi (genel özne) | In Deutschland isst man viel Brot. Almanya'da çok ekmek yenir. |
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 51 | der Mann | adam, erkek, koca | Der Mann dort ist mein Lehrer. Oradaki adam benim öğretmenim. |
| 52 | mehr | daha fazla | Ich möchte mehr Deutsch sprechen. Daha fazla Almanca konuşmak istiyorum. |
| 53 | mein | benim | Das ist mein Mann Ali. Bu benim eşim Ali. |
| 54 | mit | ile, birlikte | Ich fahre mit dem Zug nach Wien. Viyana'ya trenle gidiyorum. |
| 55 | müssen | zorunda olmak, -meli | Ich muss heute lange arbeiten. Bugün uzun süre çalışmam gerekiyor. |
| 56 | nach | -e (yer), sonra | Nach dem Frühstück gehe ich zur Arbeit. Kahvaltıdan sonra işe gidiyorum. |
| 57 | natürlich | tabii ki, elbette | Natürlich helfe ich dir! Tabii ki sana yardım ederim! |
| 58 | nicht | değil, -me, -ma | Das ist nicht mein Buch. Bu benim kitabım değil. |
| 59 | nichts | hiçbir şey | Ich habe heute nichts gegessen. Bugün hiçbir şey yemedim. |
| 60 | nie | asla, hiçbir zaman | Ich trinke nie Alkohol. Asla alkol içmem. |
| 61 | noch | hâlâ, daha | Möchten Sie noch einen Kaffee? Bir kahve daha ister misiniz? |
| 62 | nur | sadece, yalnızca | Ich habe nur zehn Euro. Sadece on avrom var. |
| 63 | oder | veya, ya da | Möchtest du Tee oder Kaffee? Çay mı istersin, kahve mi? |
| 64 | ohne | -sız, -meden | Ich gehe nie ohne Handy aus dem Haus. Evden asla telefonsuz çıkmam. |
| 65 | sagen | söylemek, demek | Kannst du das bitte noch einmal sagen? Bunu lütfen bir kez daha söyleyebilir misin? |
| 66 | schon | zaten, çoktan, daha önce | Ich war schon zweimal in Berlin. Berlin'de daha önce iki kez bulundum. |
| 67 | sicher | emin, güvenli | Bist du sicher, dass der Kurs heute ist? Kursun bugün olduğundan emin misin? |
| 68 | sie | o (kadın), onlar | Sie wohnt in der Nähe vom Bahnhof. O, istasyonun yakınında oturuyor. |
| 69 | Sie | siz (resmi) | Kommen Sie aus Österreich, Herr Maier? Avusturyalı mısınız, Bay Maier? |
| 70 | sondern | bilakis, (…değil) -dir | Ich komme nicht heute, sondern morgen. Bugün değil, yarın geliyorum. |
| 71 | die Stadt | şehir, kent | Berlin ist eine große Stadt. Berlin büyük bir şehir. |
| 72 | der Tag | gün | Ich arbeite acht Stunden am Tag. Günde sekiz saat çalışıyorum. |
| 73 | über | üstünde, hakkında | Die Lampe hängt über dem Tisch. Lamba masanın üstünde asılı. |
| 74 | die Uhr | saat | Die Uhr hängt an der Wand. Saat duvarda asılı. |
| 75 | um | saat -de, etrafında | Der Kurs beginnt um neun Uhr. Kurs saat dokuzda başlıyor. |
| 76 | und | ve | Anna und Tom sind meine Freunde. Anna ve Tom benim arkadaşlarım. |
| 77 | viel | çok | Er arbeitet sehr viel. Çok fazla çalışıyor. |
| 78 | vielleicht | belki | Vielleicht regnet es morgen. Belki yarın yağmur yağar. |
| 79 | von | -den, -in | Das ist ein Geschenk von meiner Freundin. Bu, kız arkadaşımdan bir hediye. |
| 80 | vor | önünde, önce | Wir treffen uns vor dem Kino. Sinemanın önünde buluşuyoruz. |
| 81 | warum | neden, niçin | Warum lernst du Deutsch? Neden Almanca öğreniyorsun? |
| 82 | was | ne | Was möchten Sie trinken? Ne içmek istersiniz? |
| 83 | der Weg | yol | Kennst du den Weg zum Bahnhof? İstasyona giden yolu biliyor musun? |
| 84 | weiß | beyaz | Das Haus hat weiße Fenster. Evin beyaz pencereleri var. |
| 85 | weil | çünkü, -dığı için | Ich lerne Deutsch, weil ich in Berlin arbeite. Berlin'de çalıştığım için Almanca öğreniyorum. |
| 86 | die Welt | dünya | Er möchte die ganze Welt sehen. Bütün dünyayı görmek istiyor. |
| 87 | wenn | eğer, -ince | Wenn es regnet, bleiben wir zu Hause. Yağmur yağarsa evde kalırız. |
| 88 | wer | kim | Wer ist die Frau dort? Oradaki kadın kim? |
| 89 | werden | olmak, -laşmak | Mein Bruder wird bald dreißig. Ağabeyim yakında otuz yaşına giriyor. |
| 90 | wie | nasıl | Wie komme ich zum Bahnhof? İstasyona nasıl giderim? |
| 91 | wie viel | ne kadar, kaç | Wie viel kostet ein Kilo Tomaten? Bir kilo domates ne kadar? |
| 92 | wieder | yine, tekrar | Nächstes Jahr fahren wir wieder nach Spanien. Seneye yine İspanya'ya gidiyoruz. |
| 93 | wir | biz | Wir lernen zusammen Deutsch. Birlikte Almanca öğreniyoruz. |
| 94 | wirklich | gerçekten | Das Konzert war wirklich toll. Konser gerçekten harikaydı. |
| 95 | wo | nerede | Wo ist die nächste Apotheke? En yakın eczane nerede? |
| 96 | wollen | istemek | Wir wollen im Sommer nach Berlin fahren. Yazın Berlin'e gitmek istiyoruz. |
| 97 | die Zeit | zaman, vakit | Ich habe heute leider keine Zeit. Bugün maalesef vaktim yok. |
| 98 | zu | -e, -a (yönelme) | Ich gehe heute zum Arzt. Bugün doktora gidiyorum. |
| 99 | zwei | iki | Ich möchte zwei Brötchen, bitte. İki küçük ekmek istiyorum, lütfen. |
| 100 | zwischen | arasında | Das Café liegt zwischen Post und Bahnhof. Kafe postane ile istasyon arasında. |
A1'den sonra ne var?
Sınava mı hazırlanıyorsun? Goethe A1 kelimeleri sayfası sınavın konularına göre gruplanmış 100 kelime, bölümler ve süreler.
Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye Almanca A2. Diğer seviyeler: Almanca A2, Almanca B1, Almanca B2. Hepsini tek sayfada görmek için Almanca kelimeler sayfasına bak.
Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen Almanca kelime oyunları sayfasına bak.
İsimlerin artikelleri ayrı bir konu: der, die, das kuralları ve tam isim listesi.
Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için A1 hikâyesi: Der erste Arbeitstag sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler Almanca Hikâyeler sayfasında.
Almanca A1 kelimeleriyle çalışmaya başla
Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Uygulamada çalış