Almanca Artikeller: der, die, das
Artikeli sondan tahmin etme kuralları ve A1–B2 arası 1699 Almanca isimden en sık kullanılan 100'ü, artikellerine göre.
Almanca öğrenen herkes ilk aylarda şunu sorar: "Bu kelimenin artikeli nereden belli oluyor?" Kısa cevap: çoğu zaman belli olmuyor. Der Löffel (kaşık) eril, die Gabel (çatal) dişil, das Messer (bıçak) nötrdür. Aynı çekmecedeki üç eşyanın üç ayrı artikeli var. Burada mantık aramak yerine kelimeyi baştan artikeliyle birlikte ezberlemek daha hızlı.
Yine de tamamen kuralsız sayılmaz. Kelimenin sonuna bakarak artikelini büyük ihtimalle doğru tahmin edebileceğin birçok ek var:
| Artikel | Ek / kural | Örnek |
|---|---|---|
| die | -ung, -heit, -keit, -schaft, -ion, -tät, -ik | die Wohnung, die Freiheit, die Nation |
| die | -e ile biten isimlerin çoğu | die Lampe, die Straße, die Blume |
| der | -er, -ling, -ismus, -or | der Lehrer, der Frühling, der Motor |
| der | günler, aylar, mevsimler, hava olayları | der Montag, der Mai, der Regen |
| das | -chen, -lein (küçültme ekleri) | das Mädchen, das Brötchen |
| das | -um, -ment, -ma; mastardan yapılan isimler | das Museum, das Dokument, das Essen |
Bu ekleri ezberlemeye değer, yalnızca bunlar bile yüzlerce kelimeyi kapsıyor. Dikkat: -chen kuralı biyolojik cinsiyetten bile önce gelir. das Mädchen (kız çocuğu) küçültme ekiyle yapıldığı için nötrdür.
Artikel neden bu kadar önemli?
Almancada artikel cümlede hâle göre değişir. Der Mann özne olduğunda der, nesne olduğunda den, yönelme hâlinde dem olur. Artikeli bilmiyorsan hâl çekimini de yapamazsın; cümle kurmaya çalıştığında tıkanırsın. Sıfat çekimleri de artikele bağlıdır: ein guter Mann ama eine gute Frau.
Çoğulda da durum benzer: çoğulda artikel her cinsiyet için die olur (die Männer, die Frauen, die Kinder), ama çoğul eki kelimenin cinsiyetiyle ilişkilidir: dişil isimlerin çok büyük bölümü -n ya da -en alır.
Aşağıdaki liste
A1'den B2'ye kadar 1699 Almanca isim var: 518 der, 867 die, 314 das. Aşağıda bunların en sık kullanılan 100'ü artikellerine göre üç grupta: der, die, das. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve örnek cümlesi var.
Dağılıma bakınca dişil isimlerin (die) sayısının eril ve nötrün toplamına yakın olduğunu görüyorsun. Yani artikeli hiç bilmiyorsan ve tahmin etmek zorundaysan en iyi tahmin die. Bunu yalnızca son çare olarak kullan.
Artikelleri uygulamada çalış
Uygulamada Almanca havuzunu seçtiğinde isimler her zaman artikelleriyle gösterilir; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyun aynı kelimelerle çalışır. Almanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Almanca havuzunu açder 38 isim · eril
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | der Abend | akşam | Am Abend sehen wir oft fern. Akşamları sık sık televizyon izleriz. |
| 2 | der April | nisan | Mein Geburtstag ist im April. Doğum günüm nisanda. |
| 3 | der Artikel | makale, yazı | Ich habe einen interessanten Artikel über Tiere gelesen. Hayvanlar hakkında ilginç bir makale okudum. |
| 4 | der August | ağustos | Im August ist es oft sehr heiß. Ağustosta hava çoğu zaman çok sıcak. |
| 5 | der Erfolg | başarı | Ich wünsche dir viel Erfolg bei der Prüfung! Sınavda sana başarılar dilerim! |
| 6 | der Euro | avro | Das Buch kostet zwölf Euro. Kitap on iki avro. |
| 7 | der Film | film | Der Film gestern war sehr lustig. Dünkü film çok komikti. |
| 8 | der Freund | arkadaş, erkek arkadaş | Mein Freund heißt Murat. Arkadaşımın adı Murat. |
| 9 | der Glaube | inanç, iman | Der Glaube gibt meiner Großmutter viel Kraft. İnanç büyükanneme çok güç veriyor. |
| 10 | der Grund | sebep, neden | Aus welchem Grund bist du nach Deutschland gekommen? Almanya'ya hangi sebeple geldin? |
| 11 | der Herr | bay, beyefendi | Guten Tag, Herr Müller! Wie geht es Ihnen? İyi günler, Bay Müller! Nasılsınız? |
| 12 | der Job | iş | Ich suche einen neuen Job. Yeni bir iş arıyorum. |
| 13 | der Juli | temmuz | Im Juli fliegen wir in die Türkei. Temmuzda Türkiye'ye uçuyoruz. |
| 14 | der Junge | erkek çocuk, oğlan | Der Junge hat einen kleinen Hund. Oğlanın küçük bir köpeği var. |
| 15 | der Juni | haziran | Das Schuljahr endet im Juni. Okul yılı haziranda bitiyor. |
| 16 | der Kopf | baş, kafa | Mein Kopf tut weh. Başım ağrıyor. |
| 17 | der Krieg | savaş | Meine Großeltern haben den Krieg als Kinder erlebt. Büyükannem ve büyükbabam savaşı çocukken yaşadılar. |
| 18 | der Laden | dükkân | Der Laden an der Ecke verkauft Obst. Köşedeki dükkân meyve satıyor. |
| 19 | der Mai | mayıs | Im Mai blühen viele Blumen. Mayısta birçok çiçek açar. |
| 20 | der Mann | adam, erkek, koca | Der Mann dort ist mein Lehrer. Oradaki adam benim öğretmenim. |
| 21 | der März | mart | Im März beginnt der Frühling. İlkbahar martta başlar. |
| 22 | der Mensch | insan | Jeder Mensch braucht Wasser. Her insanın suya ihtiyacı vardır. |
| 23 | der Mitarbeiter | çalışan, eleman | Wir suchen einen freundlichen Mitarbeiter für unser Geschäft. Mağazamız için güler yüzlü bir eleman arıyoruz. |
| 24 | der Morgen | sabah | Am Morgen trinke ich immer Tee. Sabahları hep çay içerim. |
| 25 | der Name | ad, isim | Wie ist Ihr Name, bitte? Adınız nedir, lütfen? |
| 26 | der November | kasım | Der November ist oft grau und kalt. Kasım genellikle gri ve soğuktur. |
| 27 | der Oktober | ekim | Im Oktober regnet es oft. Ekimde sık sık yağmur yağar. |
| 28 | der Platz | meydan, yer | Ist dieser Platz noch frei? Bu yer boş mu? |
| 29 | der Preis | fiyat | Wie hoch ist der Preis für das Zimmer? Odanın fiyatı ne kadar? |
| 30 | der See | göl | Im See kann man gut schwimmen. Gölde rahatça yüzülebilir. |
| 31 | der Sohn | oğul | Unser Sohn geht schon zur Schule. Oğlumuz artık okula gidiyor. |
| 32 | der Sommer | yaz | Der Sommer in Antalya ist sehr heiß. Antalya'da yaz çok sıcak geçer. |
| 33 | der Tag | gün | Ich arbeite acht Stunden am Tag. Günde sekiz saat çalışıyorum. |
| 34 | der Tod | ölüm | Der Tod seines Vaters war ein großer Schock für ihn. Babasının ölümü onun için büyük bir şoktu. |
| 35 | der Unfall | kaza | Gestern hat es an der Kreuzung einen Unfall gegeben. Dün kavşakta bir kaza oldu. |
| 36 | der Vater | baba | Mein Vater arbeitet bei der Post. Babam postanede çalışıyor. |
| 37 | der Weg | yol | Kennst du den Weg zum Bahnhof? İstasyona giden yolu biliyor musun? |
| 38 | der Wert | değer | Der Wert des Hauses ist in den letzten Jahren gestiegen. Evin değeri son yıllarda arttı. |
die 38 isim · dişil
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 39 | die Angst | korku | Meine kleine Schwester hat Angst vor Hunden. Küçük kız kardeşim köpeklerden korkuyor. |
| 40 | die Arbeit | iş, çalışma | Die Arbeit macht mir viel Spaß. İşimden çok keyif alıyorum. |
| 41 | die Entwicklung | gelişme, gelişim | Die Entwicklung der Stadt in den letzten Jahren war beeindruckend. Şehrin son yıllardaki gelişimi etkileyiciydi. |
| 42 | die Familie | aile | Meine Familie ist sehr groß. Ailem çok kalabalık. |
| 43 | die Folge | sonuç, bölüm | Die Folgen des Klimawandels sind schon heute sichtbar. İklim değişikliğinin sonuçları bugünden görülüyor. |
| 44 | die Frage | soru | Ich habe noch eine Frage. Bir sorum daha var. |
| 45 | die Frau | kadın, eş, hanım | Die Frau trinkt einen Kaffee. Kadın bir kahve içiyor. |
| 46 | die Geschichte | tarih, hikâye | In der Schule hat mich Geschichte immer interessiert. Okulda tarih beni her zaman ilgilendirdi. |
| 47 | die Gesellschaft | toplum, şirket | In unserer Gesellschaft werden die Menschen immer älter. Toplumumuzda insanlar giderek yaşlanıyor. |
| 48 | die Hand | el | Wasch dir bitte die Hände! Lütfen ellerini yıka! |
| 49 | die Klasse | sınıf | In meiner Klasse sind 20 Schüler. Sınıfımda 20 öğrenci var. |
| 50 | die Kosten (Pl.) | masraflar, maliyet | Die Kosten für die Reparatur übernimmt die Versicherung. Onarım masraflarını sigorta karşılıyor. |
| 51 | die Liebe | aşk, sevgi | Er hat ihr einen Brief voller Liebe geschrieben. Ona sevgi dolu bir mektup yazdı. |
| 52 | die Meinung | fikir, görüş | Was ist deine Meinung zu diesem Thema? Bu konu hakkında fikrin ne? |
| 53 | die Möglichkeit | olanak, imkân | Es gibt viele Möglichkeiten, Deutsch zu lernen. Almanca öğrenmenin birçok yolu var. |
| 54 | die Musik | müzik | Beim Kochen höre ich gern Musik. Yemek yaparken müzik dinlemeyi severim. |
| 55 | die Mutter | anne | Meine Mutter kocht heute Suppe. Annem bugün çorba pişiriyor. |
| 56 | die Nacht | gece | Gute Nacht und schlaf gut! İyi geceler, iyi uykular! |
| 57 | die Partei | parti | Welche Partei hast du bei der letzten Wahl gewählt? Son seçimde hangi partiye oy verdin? |
| 58 | die Person | kişi, şahıs | Der Tisch ist für vier Personen. Masa dört kişilik. |
| 59 | die Politik | siyaset, politika | Mein Bruder interessiert sich sehr für Politik. Erkek kardeşim siyasetle çok ilgileniyor. |
| 60 | die Polizei | polis | Ruf sofort die Polizei! Hemen polisi ara! |
| 61 | die Regierung | hükümet | Die Regierung hat neue Gesetze zum Umweltschutz beschlossen. Hükümet çevre koruma ile ilgili yeni yasalar çıkardı. |
| 62 | die Richtung | yön | Entschuldigung, in welche Richtung muss ich gehen? Affedersiniz, hangi yöne gitmem gerekiyor? |
| 63 | die Schule | okul | Die Schule beginnt um acht Uhr. Okul saat sekizde başlıyor. |
| 64 | die Stadt | şehir, kent | Berlin ist eine große Stadt. Berlin büyük bir şehir. |
| 65 | die Stelle | iş, pozisyon, yer | Er sucht eine neue Stelle als Koch. O, aşçı olarak yeni bir iş arıyor. |
| 66 | die Straße | cadde, sokak | Die Straße vor unserem Haus ist sehr laut. Evimizin önündeki cadde çok gürültülü. |
| 67 | die Stunde | saat (süre), ders saati | Der Film dauert zwei Stunden. Film iki saat sürüyor. |
| 68 | die Tochter | kız evlat, kız | Ihre Tochter heißt Lena. Onun kızının adı Lena. |
| 69 | die Uhr | saat | Die Uhr hängt an der Wand. Saat duvarda asılı. |
| 70 | die Wahl | seçim, tercih | Die nächste Wahl findet im September statt. Bir sonraki seçim eylülde yapılacak. |
| 71 | die Welt | dünya | Er möchte die ganze Welt sehen. Bütün dünyayı görmek istiyor. |
| 72 | die Woche | hafta | Nächste Woche habe ich Urlaub. Gelecek hafta iznim var. |
| 73 | die Wohnung | daire, ev | Die Wohnung hat drei Zimmer und einen Balkon. Dairenin üç odası ve bir balkonu var. |
| 74 | die Würde | onur, haysiyet | Im Grundgesetz heißt es, dass die Würde des Menschen unantastbar ist. Anayasa'da insan onurunun dokunulmaz olduğu yazar. |
| 75 | die Zeit | zaman, vakit | Ich habe heute leider keine Zeit. Bugün maalesef vaktim yok. |
| 76 | die Zukunft | gelecek | In Zukunft möchte ich mehr reisen. Gelecekte daha çok seyahat etmek istiyorum. |
das 24 isim · nötr
| # | Almanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 77 | das Alter | yaş, yaşlılık | Im Alter möchte ich am Meer wohnen. Yaşlılığımda deniz kenarında yaşamak istiyorum. |
| 78 | das Auto | araba, otomobil | Unser Auto ist schon zehn Jahre alt. Arabamız on yaşında. |
| 79 | das Beispiel | örnek | Kannst du mir bitte ein Beispiel geben? Bana bir örnek verebilir misin lütfen? |
| 80 | das Bild | resim, tablo | Das Bild hat meine Tochter gemalt. Resmi kızım yaptı. |
| 81 | das Buch | kitap | Ich lese gerade ein spannendes Buch. Şu anda heyecanlı bir kitap okuyorum. |
| 82 | das Deutsch | Almanca | Mein Deutsch ist noch nicht so gut. Almancam henüz o kadar iyi değil. |
| 83 | das Essen | yemek | Kommt, das Essen ist fertig! Gelin, yemek hazır! |
| 84 | das Geld | para | Ich habe kein Geld mehr. Hiç param kalmadı. |
| 85 | das Glück | şans, mutluluk | Wir hatten Glück, dass der Zug noch nicht abgefahren war. Tren henüz kalkmamıştı, şanslıydık. |
| 86 | das Haus | ev, bina | Unser Haus hat einen großen Garten. Evimizin büyük bir bahçesi var. |
| 87 | das Jahr | yıl, sene | Ich lerne seit einem Jahr Deutsch. Bir yıldır Almanca öğreniyorum. |
| 88 | das Kind | çocuk | Das Kind spielt im Garten. Çocuk bahçede oynuyor. |
| 89 | das Lob | övgü, takdir | Für ihre gute Arbeit bekam sie viel Lob vom Chef. İyi çalışması için patrondan çok övgü aldı. |
| 90 | das Mädchen | kız çocuk | Das Mädchen trägt ein rotes Kleid. Kız çocuğu kırmızı bir elbise giyiyor. |
| 91 | das Problem | sorun, problem | Kein Problem, ich helfe dir. Sorun değil, sana yardım ederim. |
| 92 | das Recht | hak, hukuk | Jeder Mensch hat das Recht auf Bildung. Her insanın eğitim hakkı vardır. |
| 93 | das Stück | parça, tane, dilim | Möchtest du ein Stück Kuchen? Bir dilim kek ister misin? |
| 94 | das Team | takım, ekip | Unser Team arbeitet sehr gut zusammen. Ekibimiz çok iyi birlikte çalışıyor. |
| 95 | das Thema | konu | Das Thema der Präsentation ist Umwelt. Sunumun konusu çevre. |
| 96 | das Video | video | Das Video wurde schon über eine Million Mal angeklickt. Video şimdiden bir milyondan fazla kez tıklandı. |
| 97 | das Wasser | su | Ich trinke viel Wasser. Çok su içerim. |
| 98 | das Wissen | bilgi | Durch das Praktikum konnte ich mein Wissen anwenden. Staj sayesinde bilgimi uygulayabildim. |
| 99 | das Wort | kelime, söz | Was bedeutet dieses Wort? Bu kelime ne anlama geliyor? |
| 100 | das Ziel | hedef, amaç | Mein Ziel ist, im Sommer die Prüfung zu bestehen. Hedefim yazın sınavı geçmek. |
Sonraki adım
Sıfırdan başlıyorsan önce Almanca A1 kelime listesine bak; oradaki 800 kelimenin isimleri de aynı şekilde artikelleriyle veriliyor. Kelimeleri çalışmaya geçmek istersen Almanca kelime oyunları sayfasına ya da doğrudan Almanca havuzuna geçebilirsin.