Ana Sayfa›Fransızca Kelimeler›Fransızca A2 Kelime Listesi
Fransızca

Fransızca A2 Kelime Listesi

Temel seviyesindeki 930 Fransızca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.

En sık 100 kelimeA2 · Temelörnek cümleli

Fransızca A2 seviyesi (Temel), A1'in üstüne kurulan günlük hayat kelimeleri: alışveriş, yol tarifi, randevu, iş ve okul, geçmişte olanları kısaca anlatmak. Kısa ve basit konuşmalarda kendini ifade etmeye yeten kelimeler bunlar.

Bu sayfada Fransızca A2 seviyesindeki 930 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 830 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.

İsimler artikeli ve cinsiyetiyle veriliyor. Sesli harfle başlayan isimlerde artikel l' olduğu için cinsiyet ayrıca (m.) ya da (f.) diye yazıyor.

Bu liste nasıl çalışılır? Bu 100 kelimeyi tek oturumda okumak yerine birkaç güne böl. Uygulamada Fransızca havuzunu seçip planını A2 seviyesinden başlatırsan kelimeler günde 10–30'luk parçalar hâlinde, aralıklı tekrarla önüne gelir. Unuttukların tekrar karşına çıkar.

Önce uygulamayı denemek istersen

Bu seviyenin 930 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. Fransızca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Fransızca havuzunu aç

En sık kullanılan 100 kelime 100 / 930 kelime

#FransızcaTürkçeÖrnek cümle
1à cause deyüzünden, nedeniyleLe match est annulé à cause de la pluie.
Maç yağmur yüzünden iptal edildi.
2à l'heurezamanında, tam vaktindeLe train est parti à l'heure.
Tren zamanında kalktı.
3à la finsonunda, en sonundaÀ la fin du film, tout le monde pleurait.
Filmin sonunda herkes ağlıyordu.
4à la foisaynı anda, hemIl est à la fois professeur et musicien.
Hem öğretmen hem de müzisyen.
5à peu prèsaşağı yukarı, yaklaşıkIl y a à peu près cinquante personnes dans la salle.
Salonda aşağı yukarı elli kişi var.
6afin de-mek için, amacıylaIl économise afin de voyager en Asie.
Asya'ya seyahat etmek için para biriktiriyor.
7ailleursbaşka yerdeCe café est complet, allons ailleurs.
Bu kafe dolu, başka bir yere gidelim.
8ainsiböylece, bu şekildeIl travaille le soir, ainsi il paie ses études.
Akşamları çalışıyor, böylece okul masraflarını ödüyor.
9l'air (m.)havaL'air de la montagne est très pur.
Dağ havası çok temiz.
10alors queoysa, -dığı haldeIl porte un manteau alors qu'il fait chaud.
Hava sıcak olduğu halde palto giyiyor.
11l'amour (m.)aşk, sevgiIls vivent un grand amour depuis dix ans.
On yıldır büyük bir aşk yaşıyorlar.
12l'article (m.)makale, haber yazısı, ürünJ'ai lu un article intéressant sur l'écologie.
Ekoloji hakkında ilginç bir makale okudum.
13au débutbaşta, başlangıçtaAu début, je ne comprenais rien en français.
Başta Fransızca hiçbir şey anlamıyordum.
14au lieu deyerinePrends le vélo au lieu de la voiture.
Araba yerine bisikleti al.
15au moinsen azından, en azIl faut dormir au moins sept heures par nuit.
Gecede en az yedi saat uyumak gerekir.
16au-dessus deüstünde, yukarısındaL'appartement se trouve au-dessus de la boulangerie.
Daire fırının üstünde bulunuyor.
17aucun (aucune)hiçbiriAucune de mes amies ne parle japonais.
Kız arkadaşlarımın hiçbiri Japonca konuşmuyor.
18autanto kadar, aynı derecedeJe n'ai jamais autant ri de ma vie.
Hayatımda hiç bu kadar gülmemiştim.
19autouretrafında, etraftaIl y a un joli jardin tout autour.
Tam etrafında güzel bir bahçe var.
20avoir l'airgibi görünmekCe gâteau a l'air délicieux !
Bu pasta çok lezzetli görünüyor!
21avoir raisonhaklı olmakTu as raison, il fait trop froid pour sortir.
Haklısın, dışarı çıkmak için hava çok soğuk.
22le butgol, amaçIl a marqué deux buts pendant le match.
Maçta iki gol attı.
23c'est-à-direyani, demek kiJe pars dans une semaine, c'est-à-dire lundi prochain.
Bir hafta sonra, yani gelecek pazartesi gidiyorum.
24ça ne fait rienönemli değil, zararı yokTu as oublié le pain ? Ça ne fait rien.
Ekmeği mi unuttun? Önemli değil.
25carçünkü, ziraJe reste à la maison car je suis malade.
Evde kalıyorum çünkü hastayım.
26celui (celle)o, -ki olanQuelle robe préfères-tu ? Celle qui est dans la vitrine.
Hangi elbiseyi tercih ediyorsun? Vitrindeki olanı.
27cependantancak, bununla birlikteLe repas était bon, cependant un peu cher.
Yemek güzeldi, ancak biraz pahalıydı.
28certains (certaines)bazılarıCertains préfèrent la mer, d'autres la montagne.
Bazıları denizi, bazıları dağı tercih eder.
29le choixseçim, seçenekDans ce magasin, il y a beaucoup de choix.
Bu mağazada çok seçenek var.
30le comptehesapJ'ai ouvert un compte dans cette banque.
Bu bankada bir hesap açtım.
31le conseiltavsiye, öğüt, kurulJe peux te donner un conseil ?
Sana bir tavsiye verebilir miyim?
32contrekarşıTu es pour ou contre ce projet ?
Bu projeden yana mısın, karşı mısın?
33d'après-e göreD'après mon frère, ce restaurant est excellent.
Ağabeyime göre bu restoran mükemmel.
34d'oùneredenD'où viennent tous ces touristes ?
Bütün bu turistler nereden geliyor?
35de nouveauyeniden, tekrarLe chanteur est de nouveau en tournée.
Şarkıcı yeniden turnede.
36de temps en tempsarada bir, zaman zamanJe vais à la piscine de temps en temps.
Arada bir havuza giderim.
37depuis quandne zamandan beriDepuis quand habites-tu à Marseille ?
Ne zamandan beri Marsilya'da oturuyorsun?
38dès-den itibarenLa boulangerie ouvre dès sept heures du matin.
Fırın sabah yediden itibaren açık.
39dès que-ır -maz, -dığı andaAppelle-moi dès que tu arrives à la gare.
İstasyona varır varmaz beni ara.
40dont-dığı (de ile kurulan ilgi zamiri)C'est le livre dont je t'ai parlé.
Bu, sana bahsettiğim kitap.
41le droithak, hukukTous les enfants ont droit à l'éducation.
Bütün çocukların eğitim hakkı vardır.
42égalementde, da, aynı zamandaElle parle anglais et également un peu d'arabe.
İngilizce ve aynı zamanda biraz Arapça konuşuyor.
43en basaşağıda, aşağıyaJe t'attends en bas de l'immeuble.
Seni aşağıda, apartmanın önünde bekliyorum.
44en ce momentşu sıralar, şu andaEn ce moment, je lis un roman policier.
Şu sıralar bir polisiye roman okuyorum.
45en effetgerçekten de, nitekimIl fait froid ; en effet, il neige depuis ce matin.
Hava soğuk; gerçekten de sabahtan beri kar yağıyor.
46en faitaslındaEn fait, je ne suis pas français, je suis belge.
Aslında Fransız değilim, Belçikalıyım.
47en généralgenelde, genel olarakEn général, je déjeune à la cantine.
Genelde öğle yemeğini yemekhanede yerim.
48en hautyukarıda, yukarıyaMa chambre est en haut, au deuxième étage.
Odam yukarıda, ikinci katta.
49l'entreprise (f.)şirket, işletmeElle travaille dans une petite entreprise depuis trois ans.
Üç yıldır küçük bir şirkette çalışıyor.
50l'équipe (f.)ekip, takımIl y a dix personnes dans mon équipe.
Ekibimde on kişi var.
#FransızcaTürkçeÖrnek cümle
51la formeform, biçim, şekilAprès les vacances, je suis en pleine forme !
Tatilden sonra formum yerinde!
52le gouvernementhükümetLe gouvernement a annoncé de nouvelles mesures.
Hükümet yeni önlemler açıkladı.
53grâce àsayesindeJ'ai trouvé ce travail grâce à un ami.
Bu işi bir arkadaşım sayesinde buldum.
54jusqu'à-e kadarLe magasin est ouvert jusqu'à vingt heures.
Mağaza saat yirmiye kadar açık.
55jusqu'à quandne zamana kadarJusqu'à quand restez-vous à Paris ?
Paris'te ne zamana kadar kalıyorsunuz?
56là-hautyukarıda, orada yukarıdaRegarde l'oiseau là-haut sur le toit !
Yukarıda, çatının üstündeki kuşa bak!
57le lacgölIls se promènent autour du lac le dimanche.
Pazar günleri gölün etrafında yürüyüş yapıyorlar.
58laidçirkinJe trouve ce bâtiment un peu laid.
Bu binayı biraz çirkin buluyorum.
59lequel (laquelle)hangisiIl y a deux gâteaux, lequel veux-tu ?
İki pasta var, hangisini istersin?
60la lignehat, çizgi, satırPrenez la ligne 4 jusqu'à la gare.
İstasyona kadar 4 numaralı hattı kullanın.
61la loikanun, yasaFumer dans les restaurants est interdit par la loi.
Restoranlarda sigara içmek kanunen yasak.
62loinuzak, uzaktaLa gare n'est pas très loin d'ici.
İstasyon buradan çok uzak değil.
63la mortölümLa mort de son chien l'a rendu très triste.
Köpeğinin ölümü onu çok üzdü.
64mortölüMa plante est morte, je ne l'ai pas arrosée.
Bitkim ölmüş, onu sulamadım.
65le niveauseviye, düzeyQuel est ton niveau en français ?
Fransızcada seviyen ne?
66non plusde (olumsuzda), da değilPaul n'aime pas le froid, et moi non plus.
Paul soğuğu sevmez, ben de sevmem.
67parmiarasındaParmi tous ces films, lequel préfères-tu ?
Bütün bu filmler arasında hangisini tercih edersin?
68pas du touthiç, aslaJe n'ai pas du tout faim ce soir.
Bu akşam hiç aç değilim.
69pas encorehenüz değil, daha değilJe n'ai pas encore vu ce film.
Bu filmi henüz görmedim.
70le passe-tempshobi, uğraşLa lecture est mon passe-temps favori.
Kitap okumak en sevdiğim uğraş.
71pendant que-iken, -dığı sıradaPendant que je cuisine, il met la table.
Ben yemek yaparken o sofrayı kuruyor.
72le petit-fils / la petite-filleerkek torun, kız torunMes grands-parents gardent leur petite-fille le mercredi.
Büyükannemle büyükbabam çarşambaları torunlarına bakıyor.
73la peurkorkuMon petit frère a peur du noir.
Küçük kardeşim karanlıktan korkuyor.
74le planşehir haritası, planTu as un plan du métro ?
Metro haritan var mı?
75plusieursbirkaçı, birçoğuJ'ai invité mes collègues, plusieurs vont venir.
İş arkadaşlarımı davet ettim, birkaçı gelecek.
76plutôtdaha çok, oldukça, tercihenIl fait froid, prenons plutôt un taxi.
Hava soğuk, en iyisi taksiye binelim.
77possiblemümkün, olasıEst-il possible de payer par carte ?
Kartla ödemek mümkün mü?
78le projetproje, planNous avons un nouveau projet pour l'année prochaine.
Gelecek yıl için yeni bir projemiz var.
79public (publique)kamuya ait, halka açıkLe jardin public ferme à vingt heures.
Halk bahçesi saat yirmide kapanıyor.
80quand mêmeyine de, gene deIl était malade, mais il est venu quand même.
Hastaydı ama yine de geldi.
81quelqu'unbiri, birisiQuelqu'un a laissé un message pour toi.
Biri senin için bir mesaj bıraktı.
82quelque partbir yerde, bir yereJ'ai laissé mon parapluie quelque part.
Şemsiyemi bir yerde unuttum.
83la recherchearaştırma, aramaElle fait des recherches sur Internet pour son exposé.
Sunumu için internette araştırma yapıyor.
84se passerolmak, geçmek (olay)Qu'est-ce qui s'est passé hier soir ?
Dün akşam ne oldu?
85sec (sèche)kuruLe linge n'est pas encore sec.
Çamaşırlar henüz kurumadı.
86la sécuritégüvenlikPour votre sécurité, ne vous penchez pas par la fenêtre.
Güvenliğiniz için pencereden sarkmayın.
87selon-e göreSelon la météo, il va pleuvoir demain.
Hava durumuna göre yarın yağmur yağacak.
88la sériediziNous regardons une série policière le soir.
Akşamları polisiye bir dizi izliyoruz.
89le siteweb sitesi, yerVous pouvez réserver sur le site de l'hôtel.
Otelin web sitesinden rezervasyon yapabilirsiniz.
90la sociétéşirket, toplumMon père a créé sa propre société en 2010.
Babam 2010'da kendi şirketini kurdu.
91tant mieuxne iyi, iyi olmuşTu as trouvé un appartement ? Tant mieux !
Daire mi buldun? Ne iyi!
92tellemento kadar, çokCe gâteau est tellement bon !
Bu pasta o kadar güzel ki!
93tout à coupbirdenbire, anidenTout à coup, il a commencé à pleuvoir.
Birdenbire yağmur yağmaya başladı.
94tout à faittamamen, kesinlikleVous avez tout à fait raison, madame.
Tamamen haklısınız, hanımefendi.
95tout le mondeherkesTout le monde est arrivé, on peut commencer.
Herkes geldi, başlayabiliriz.
96tout le tempssürekli, her zamanMon petit frère pose des questions tout le temps.
Küçük kardeşim sürekli soru soruyor.
97tout seultek başına, kendi kendineMon fils de six ans s'habille tout seul.
Altı yaşındaki oğlum kendi kendine giyiniyor.
98vers-e doğru, sularındaJe passerai chez toi vers dix-huit heures.
Saat on sekiz sularında sana uğrayacağım.
99la vuemanzara, görmeNotre chambre avait une vue magnifique sur la mer.
Odamızın muhteşem bir deniz manzarası vardı.
100yoraya, oradaTu connais Lyon ? J'y vais demain.
Lyon'u biliyor musun? Yarın oraya gidiyorum.

A2'den sonra ne var?

Sınava mı hazırlanıyorsun? DELF A2 kelimeleri sayfası sınavın konularına göre gruplanmış 100 kelime.

Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye Fransızca B1. Diğer seviyeler: Fransızca A1, Fransızca B1, Fransızca B2. Hepsini tek sayfada görmek için Fransızca kelimeler sayfasına bak.

Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen Fransızca kelime oyunları sayfasına bak.

Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için A2 hikâyesi: Le parapluie rouge sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler Fransızca Hikâyeler sayfasında.

Fransızca A2 kelimeleriyle çalışmaya başla

Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. Fransızca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Uygulamada çalış