DELF A2 Kelimeleri
DELF A2 sınavının konularına göre gruplanmış 100 Fransızca kelime; artikeli ve cinsiyetiyle, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.
DELF A2, Fransız Milli Eğitim Bakanlığı'nın verdiği Fransızca diplomalarından biri. Fransızcayı günlük hayatın basit durumlarında kullanabildiğini belgeliyor ve bir kez alındığında süresiz geçerli.
Bu sayfadaki kelimeler sıklığa göre değil, sınavda karşına çıkacakları yere göre seçildi: kendini tanıtırken, bir ev ilanını okurken, gardaki anonsu dinlerken ya da bir davete cevap yazarken. Her grubun başında o kelimelerin sınavın hangi bölümünde işine yarayacağı yazıyor.
Sınav nasıl bir şey?
Sınav dört bölümden oluşuyor. İlk üçü yazılı ve toplam yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor; konuşma bölümü ayrı bir oturumda, sınav görevlisiyle birebir yapılıyor.
Her bölüm 25 puan, toplam 100 puan. Diplomayı almak için en az 50 puan gerekiyor ve hiçbir bölümden 5 puanın altında almamalısın.
Sınav konularına göre 100 kelime
Her konuda en çok işine yarayacak kelimeler var. Konuları sırayla çalışabilirsin; sınavdan önceki haftalarda günde bir iki konu iyi bir tempo.
Kendini tanıtma Production orale · 1. bölüm
Konuşma sınavı, kendin hakkında sorulan sorularla başlar: adın, uyruğun, yaşın, mesleğin, hobilerin. Adını harf harf söylemen de istenebilir.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | le nom | isim, soyadı | Écrivez votre nom ici, s'il vous plaît. Lütfen adınızı buraya yazın. |
| 2 | le prénom | ad, isim | Quel est ton prénom ? Adın ne? |
| 3 | la nationalité | uyruk, milliyet | Quelle est votre nationalité ? Uyruğunuz nedir? |
| 4 | l'âge (m.) | yaş | Quel âge a ton frère ? Kardeşin kaç yaşında? |
| 5 | s'appeler | adı ... olmak | Je m'appelle Ayşe, et toi ? Benim adım Ayşe, ya seninki? |
| 6 | habiter | oturmak, yaşamak | J'habite à Istanbul avec ma famille. Ailemle İstanbul'da oturuyorum. |
| 7 | le métier | meslek, iş | Quel est ton métier ? Mesleğin ne? |
| 8 | la langue | dil, lisan | Je parle trois langues. Üç dil konuşuyorum. |
| 9 | célibataire | bekâr | Mon cousin est encore célibataire. Kuzenim hâlâ bekâr. |
| 10 | marié | evli | Mes parents sont mariés depuis trente ans. Annemle babam otuz yıldır evli. |
| 11 | le loisir | hobi, boş zaman etkinliği | Quels sont tes loisirs ? Hobilerin neler? |
| 12 | épeler | harf harf söylemek, hecelemek | Pouvez-vous épeler votre nom ? Adınızı harf harf söyleyebilir misiniz? |
Aile ve ilişkiler Production orale · écrite
Kendini anlatırken ve bir olayı yazarken en sık kullanacağın kelimeler.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 13 | la famille | aile | Ma famille habite à Lyon. Ailem Lyon'da oturuyor. |
| 14 | les parents (m. pl.) | anne baba, ebeveynler | Mes parents sont en vacances. Annemle babam tatilde. |
| 15 | le frère | erkek kardeş, ağabey | J'ai un frère et deux sœurs. Bir erkek kardeşim ve iki kız kardeşim var. |
| 16 | la sœur | kız kardeş, abla | Ma sœur est plus jeune que moi. Kız kardeşim benden küçük. |
| 17 | le mari | koca, eş | Son mari est italien. Kocası İtalyan. |
| 18 | l'enfant (m./f.) | çocuk | Cet enfant a six ans. Bu çocuk altı yaşında. |
| 19 | le cousin / la cousine | kuzen | Mon cousin vient ce week-end. Kuzenim bu hafta sonu geliyor. |
| 20 | l'amitié (f.) | dostluk, arkadaşlık | Notre amitié dure depuis l'école primaire. Dostluğumuz ilkokuldan beri sürüyor. |
| 21 | rencontrer | tanışmak, rastlamak | Je rencontre souvent Paul au café. Paul'e sık sık kafede rastlarım. |
| 22 | se marier | evlenmek | Ma sœur se marie en juin. Kız kardeşim haziranda evleniyor. |
Konut Compréhension écrite
Okuma bölümünde ev ilanları ve bina duyuruları çıkar. Kira, aidat ve kat gibi kelimeler doğru cevabı bulmanın anahtarı.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 23 | le logement | konut, ev, barınma | Trouver un logement à Paris est très difficile. Paris'te ev bulmak çok zor. |
| 24 | l'appartement (m.) | daire, apartman dairesi | Mon appartement a trois pièces. Dairem üç odalı. |
| 25 | le loyer | kira | Le loyer de mon studio est de 600 euros. Stüdyo dairemin kirası 600 avro. |
| 26 | les charges (f. pl.) | aidat, ek masraflar | Le loyer est de 700 euros, charges comprises. Kira, masraflar dahil 700 avro. |
| 27 | le/la propriétaire | ev sahibi, mal sahibi | Le propriétaire a accepté de réparer le chauffage. Ev sahibi kaloriferi tamir etmeyi kabul etti. |
| 28 | le/la locataire | kiracı | Les nouveaux locataires arrivent le premier du mois. Yeni kiracılar ayın birinde geliyor. |
| 29 | la colocation | ev paylaşımı, ortak kiralama | Pendant mes études, j'ai vécu en colocation. Öğrenciliğim sırasında ev arkadaşlarıyla yaşadım. |
| 30 | le rez-de-chaussée | zemin kat | La boulangerie est au rez-de-chaussée de mon immeuble. Fırın, apartmanımın zemin katında. |
| 31 | l'étage (m.) | kat | J'habite au troisième étage. Üçüncü katta oturuyorum. |
| 32 | le chauffage | ısıtma, kalorifer | Il fait froid, tu peux allumer le chauffage ? Hava soğuk, kaloriferi açabilir misin? |
| 33 | déménager | taşınmak | Nous déménageons à Marseille en septembre. Eylülde Marsilya'ya taşınıyoruz. |
| 34 | louer | kiralamak | Nous louons un appartement à Nice. Nice'te bir daire kiralıyoruz. |
Gar ve havalimanı anonsları Compréhension orale
Dinleme bölümünde gar ve havalimanı anonsları dinletilir: hangi peron, kaç dakika rötar, nerede aktarma.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 35 | la gare | tren garı, istasyon | Je t'attends devant la gare. Seni garın önünde bekliyorum. |
| 36 | le train | tren | Le train pour Marseille part à dix heures. Marsilya treni saat onda kalkıyor. |
| 37 | le départ | kalkış, hareket, ayrılış | Le départ du car est prévu à six heures. Otobüsün hareketi saat altıda. |
| 38 | l'arrivée (f.) | varış, geliş | À notre arrivée, il pleuvait beaucoup. Vardığımızda çok yağmur yağıyordu. |
| 39 | le retard | gecikme | Excusez-moi pour mon retard, le bus n'est pas venu. Geç kaldığım için özür dilerim, otobüs gelmedi. |
| 40 | la correspondance | aktarma, yazışma | Nous avons raté notre correspondance à Lyon. Lyon'daki aktarmamızı kaçırdık. |
| 41 | l'aller-retour (m.) | gidiş-dönüş | Un aller-retour pour Nice coûte cent euros. Nice'e gidiş-dönüş yüz avro tutuyor. |
| 42 | le guichet | gişe | J'ai acheté mon billet au guichet de la gare. Biletimi istasyondaki gişeden aldım. |
| 43 | le vol | uçuş, hırsızlık | Notre vol pour Istanbul part à sept heures. İstanbul uçuşumuz saat yedide kalkıyor. |
| 44 | l'horaire (m.) | saat, çalışma saatleri, tarife | Mes horaires de travail changent chaque semaine. Çalışma saatlerim her hafta değişiyor. |
| 45 | composter | bileti makineden geçirip damgalamak | N'oubliez pas de composter votre billet avant de monter. Binmeden önce biletinizi damgalatmayı unutmayın. |
| 46 | rater | kaçırmak, beceremeyip bozmak | Dépêche-toi, on va rater le bus ! Acele et, otobüsü kaçıracağız! |
Alışveriş ve restoran Compréhension orale · Production orale
Konuşmanın canlandırma bölümünde çoğu zaman bir şey satın alır ya da sipariş verirsin; fiyat sormak ve indirim istemek bu bölümün klasiği.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 47 | le supermarché | süpermarket | Il y a un supermarché près de chez moi. Evimin yakınında bir süpermarket var. |
| 48 | les courses (f. pl.) | alışveriş (günlük) | Je fais les courses le samedi. Cumartesileri alışveriş yapıyorum. |
| 49 | le prix | fiyat, ödül | Les prix sont bas dans ce magasin. Bu mağazada fiyatlar düşük. |
| 50 | les soldes (m. pl.) | indirim sezonu, ucuzluk | J'ai acheté ce manteau pendant les soldes. Bu paltoyu indirim döneminde aldım. |
| 51 | la réduction | indirim, azaltma | Avec cette carte, vous avez une réduction de vingt pour cent. Bu kartla yüzde yirmi indirim alırsınız. |
| 52 | la taille | beden, boy | Vous faites quelle taille ? Du 38 ? Hangi bedeni giyiyorsunuz? 38 mi? |
| 53 | la cabine d'essayage | deneme kabini | Les cabines d'essayage sont à droite. Deneme kabinleri sağda. |
| 54 | commander | sipariş vermek | Je commande une pizza et une salade. Bir pizza ve bir salata sipariş ediyorum. |
| 55 | l'addition (f.) | hesap (restoranda) | Monsieur, l'addition, s'il vous plaît ! Bakar mısınız, hesap lütfen! |
| 56 | le pourboire | bahşiş | Nous avons laissé un pourboire au serveur. Garsona bahşiş bıraktık. |
| 57 | payer | ödemek | Je peux payer par carte ? Kartla ödeyebilir miyim? |
| 58 | coûter | (fiyatı) tutmak, etmek | Ce pantalon coûte trente euros. Bu pantolon otuz avro. |
Sağlık Compréhension orale · écrite
Doktor randevusu, eczane ve reçete: kısa mesajlarda ve anonslarda sık geçen konular.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 59 | le médecin | doktor, hekim | Je vais chez le médecin demain. Yarın doktora gidiyorum. |
| 60 | la pharmacie | eczane | La pharmacie est à côté de la poste. Eczane postanenin yanında. |
| 61 | l'ordonnance (f.) | reçete | Le pharmacien a lu l'ordonnance du médecin. Eczacı doktorun reçetesini okudu. |
| 62 | la douleur | ağrı, acı | J'ai une douleur au dos depuis trois jours. Üç gündür sırtımda ağrı var. |
| 63 | la fièvre | ateş (hastalık) | Mon fils a de la fièvre. Oğlumun ateşi var. |
| 64 | la toux | öksürük | Ce sirop est efficace contre la toux. Bu şurup öksürüğe karşı etkili. |
| 65 | la grippe | grip | Elle reste à la maison parce qu'elle a la grippe. Gribi olduğu için evde kalıyor. |
| 66 | avoir mal | ağrımak, acımak | J'ai mal à la tête ce matin. Bu sabah başım ağrıyor. |
| 67 | les urgences (f. pl.) | acil servis | On l'a emmené aux urgences en ambulance. Onu ambulansla acil servise götürdüler. |
| 68 | guérir | iyileşmek, iyileştirmek | Avec ce médicament, tu vas guérir rapidement. Bu ilaçla hızla iyileşeceksin. |
| 69 | le rendez-vous | randevu, buluşma | On a rendez-vous à midi devant le cinéma. Öğlen sinemanın önünde buluşuyoruz. |
Mesaj ve davet Production écrite · 2. görev
İkinci yazma görevinde bir davete ya da mesaja cevap verirsin: kabul et, reddet, teşekkür et ya da özür dile.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 70 | l'invitation (f.) | davet, davetiye | Merci pour ton invitation, je viendrai avec plaisir. Davetin için teşekkürler, memnuniyetle geleceğim. |
| 71 | inviter | davet etmek | J'invite mes amis pour mon anniversaire. Doğum günüm için arkadaşlarımı davet ediyorum. |
| 72 | accepter | kabul etmek | J'accepte ton invitation avec plaisir. Davetini memnuniyetle kabul ediyorum. |
| 73 | refuser | reddetmek | Il refuse de manger les légumes. Sebzeleri yemeyi reddediyor. |
| 74 | remercier | teşekkür etmek | Je vous remercie pour votre aide. Yardımınız için size teşekkür ederim. |
| 75 | s'excuser | özür dilemek | Il s'excuse pour son retard. Geç kaldığı için özür diliyor. |
| 76 | le message | mesaj | J'ai reçu ton message. Mesajını aldım. |
| 77 | le texto | kısa mesaj | Envoie-moi un texto quand tu arrives. Vardığında bana mesaj at. |
| 78 | le courriel | e-posta | J'ai reçu un courriel de mon professeur ce matin. Bu sabah öğretmenimden bir e-posta aldım. |
| 79 | la pièce jointe | ek, ekli dosya | Je vous envoie mon CV en pièce jointe. Özgeçmişimi ekte gönderiyorum. |
| 80 | prévenir | haber vermek, uyarmak | Préviens-moi si tu arrives en retard. Geç kalacaksan bana haber ver. |
| 81 | annuler | iptal etmek | Je dois annuler mon rendez-vous. Randevumu iptal etmem gerekiyor. |
Boş zaman ve etkinlikler Production écrite · 1. görev
İlk yazma görevinde yaşadığın bir olayı ya da bir hafta sonunu anlatırsın. Bu kelimeler anlatını renklendirir.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 82 | le week-end | hafta sonu | Qu'est-ce que tu fais ce week-end ? Bu hafta sonu ne yapıyorsun? |
| 83 | le spectacle | gösteri | Le spectacle commence à vingt heures trente. Gösteri saat yirmi otuzda başlıyor. |
| 84 | l'exposition (f.) | sergi | Il y a une exposition de Picasso au musée. Müzede bir Picasso sergisi var. |
| 85 | le festival | festival | Chaque été, nous allons au festival de musique. Her yaz müzik festivaline gidiyoruz. |
| 86 | la randonnée | doğa yürüyüşü | Nous avons fait une randonnée de quatre heures en montagne. Dağda dört saatlik bir doğa yürüyüşü yaptık. |
| 87 | la fête | parti, bayram, kutlama | Tu viens à ma fête samedi ? Cumartesi partime geliyor musun? |
| 88 | l'anniversaire (m.) | doğum günü, yıl dönümü | Mon anniversaire, c'est le 12 mai. Doğum günüm 12 Mayıs. |
| 89 | le souvenir | hatıra, anı, hediyelik eşya | J'ai acheté des souvenirs pour toute ma famille. Bütün ailem için hediyelik eşya aldım. |
| 90 | s'amuser | eğlenmek | Les enfants s'amusent dans le jardin. Çocuklar bahçede eğleniyor. |
| 91 | fêter | kutlamak | Nous fêtons l'anniversaire de Léa samedi. Cumartesi Léa'nın doğum gününü kutluyoruz. |
Form ve resmî işler Compréhension écrite
Talimatlarda ve formlarda geçen kelimeler: neyi dolduracağını, nereyi işaretleyeceğini anlamak için.
| # | Fransızca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 92 | le formulaire | form | Remplissez ce formulaire avec un stylo noir. Bu formu siyah kalemle doldurun. |
| 93 | remplir | doldurmak | Remplissez ce formulaire, s'il vous plaît. Lütfen bu formu doldurun. |
| 94 | signer | imzalamak | Signez en bas de la page, s'il vous plaît. Lütfen sayfanın altını imzalayın. |
| 95 | cocher | işaretlemek (kutucuk) | Cochez la case qui correspond à votre réponse. Cevabınıza uyan kutucuğu işaretleyin. |
| 96 | le document | belge | Apportez tous vos documents au rendez-vous. Randevuya bütün belgelerinizi getirin. |
| 97 | les papiers (m. pl.) | evrak, kimlik belgeleri | Le policier m'a demandé mes papiers. Polis kimlik belgelerimi istedi. |
| 98 | l'inscription (f.) | kayıt | L'inscription au cours de danse coûte cinquante euros. Dans kursuna kayıt elli avro. |
| 99 | le titre de séjour | oturma izni | Elle doit renouveler son titre de séjour à la préfecture. Oturma iznini valilikte yenilemesi gerekiyor. |
| 100 | la préfecture | valilik | La préfecture est fermée le samedi. Valilik cumartesi günleri kapalı. |
Sınava kelime çalışırken
- İsimleri artikeli ve cinsiyetiyle öğren. le, la, l' farkı sıfatların ve geçmiş zamanın ekini de belirliyor; kelimeyi baştan artikeliyle ezberle.
- Olay anlatmanın kelimelerini hazırla. d'abord, ensuite, puis, enfin gibi sıralama kelimeleri ilk yazma görevini düzenli gösterir.
- Kendini tanıtmayı ezberle. Adın, yaşın, uyruğun, nerede oturduğun, mesleğin ve hobin: konuşma bölümünün ilk dakikalarını rahat geçirmenin yolu.
- Sayıları ve saatleri çalış. Dinleme sorularının çoğunun cevabı bir saat, bir peron numarası ya da bir fiyat. Fransızcada 70, 80 ve 90'ı özellikle tekrar et.
Sonraki adım
Seviyelerin en sık kullanılan kelimeleri için Fransızca A1 ve Fransızca A2 listelerine bak; sınavdan sonra sıradaki seviye Fransızca B1. Bütün seviyeler Fransızca kelimeler sayfasında.
Kelimeleri kartlarla ve oyunlarla tekrar etmek istersen Fransızca kelime oyunları sayfasına göz at.
Sınava kadar her gün biraz çalış
Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun A1 ve A2'nin 1.730 kelimeleriyle çalışıyor; unuttukların tekrar karşına çıkıyor. Fransızca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Uygulamada çalış