Le parapluie rouge
Kırmızı şemsiye
Yağmurda ofisten kırmızı bir şemsiye alan Julie, otobüste sapındaki sarı kurdeleyi fark ediyor.
Her Fransızca cümlenin altında Türkçesi var. Aynı renkteki parçalar iki dilde aynı anlama geliyor; Türkçede kelimelerin sırası değişse de hangisinin neye karşılık geldiğini renginden bulursun. Önce Fransızcayı oku, takıldığın yerde Türkçesine bak.
En sortant du bureau,1 Julie2 a pris3 un parapluie rouge4 près de la porte.5
Ofisten çıkarken1 Julie2 kapının yanındaki5 kırmızı bir şemsiyeyi4 aldı.3
Dehors,1 il pleuvait fort.2 Elle3 l’a ouvert4 et5 a couru vers le bus.6
Dışarıda1 şiddetli yağmur yağıyordu.2 Julie3 şemsiyeyi açtı4 ve5 otobüse doğru koştu.6
Dans le bus,1 elle2 a remarqué3 un petit ruban jaune4 sur la poignée.5
Otobüste1 Julie2 sapın üzerindeki5 küçük sarı bir kurdeleyi4 fark etti.3
Son parapluie1 n’avait pas de ruban.2 Celui-ci3 appartenait à quelqu’un d’autre.4
Kendi şemsiyesinde1 kurdele yoktu.2 Bu şemsiye3 başka birine aitti.4
Elle1 a écrit2 un message3 dans le groupe du bureau.4
Julie1 ofisin mesajlaşma grubuna4 bir mesaj3 yazdı.2
« J’ai pris un parapluie rouge1 par erreur.2 Il a un ruban jaune. »3
“Yanlışlıkla2 kırmızı bir şemsiye almışım.1 Üzerinde sarı bir kurdele var.”3
Son collègue Yanis1 a répondu2 tout de suite :3 « C’est le mien ! »4
İş arkadaşı Yanis1 hemen3 cevap verdi:2 “O benimki!”4
Il1 avait encore2 un autre parapluie3 dans son casier.4
Yanis’in1 dolabında4 bir şemsiyesi daha3 vardı.2
Le lendemain,1 Julie2 a rapporté3 le parapluie4 et5 a remercié Yanis.6
Ertesi gün1 Julie2 şemsiyeyi4 geri getirdi3 ve5 Yanis’e teşekkür etti.6
Son propre parapluie1 était derrière2 une grande plante,3 près de l’entrée.4
Kendi şemsiyesi1 girişin yakınındaki4 büyük bir bitkinin3 arkasındaydı.2
À midi,1 elle2 a acheté3 un ruban bleu.4
Öğlen1 Julie2 mavi bir kurdele4 satın aldı.3
Maintenant,1 les deux parapluies rouges2 sont faciles à reconnaître.3
Artık1 iki kırmızı şemsiyeyi2 ayırt etmek kolay.3
Kendini denemek için Türkçeyi gizle: Türkçe cümleler bulanıklaşır, görmek istediğine dokunursun. Renkleri ayırt etmekte zorlanıyorsan renk numaralarını aç; aynı numara aynı anlam demek.
Kelimeler ve ifadeler
| Fransızca | Türkçe |
|---|---|
| un parapluie | şemsiye |
| un ruban | kurdele |
| par erreur | yanlışlıkla |
| appartenir à | birine ait olmak |
| un casier | kişisel dolap |
| reconnaître | tanımak, ayırt etmek |
Hikâyeyi anladın mı?
Soruları önce kendin cevapla, sonra cevaba bak. Aynı anlamı veren farklı bir cevap da doğrudur.
Comment Julie comprend-elle que le parapluie n’est pas le sien ?
Cevabı göster
Elle remarque un ruban jaune que son parapluie n’a pas.
Pourquoi Yanis peut-il rentrer sans son parapluie rouge ?
Cevabı göster
Il a un autre parapluie dans son casier.
Où Julie retrouve-t-elle son propre parapluie ?
Cevabı göster
Elle le retrouve derrière une grande plante, près de l’entrée.
A2 bölümündeki diğer hikâyeler
Küçük aksilikler, yeni deneyimler ve pratik çözümler. Olayların sırasını takip edip geçmişte yaşananları okursun. Bu hikâyeler kitapta.
- Un rendez-vous avancéErkene alınan randevu
- Le dîner sans fourFırınsız akşam yemeği
- Le numéro effacéSilinmiş kapı numarası
- Le vélo prêtéÖdünç bisiklet
- Le cours du jeudiPerşembe kursu
- Une voix oubliéeUnutulmuş bir ses
- La batterie videBiten şarj
- La chaise qui bougeSallanan sandalye
- Le livre voyageurGezgin kitap
- Le billet en doubleFazladan bilet
- Le chemin plus longDaha uzun yol
- Les chaussures du lundiPazartesi ayakkabıları
- Le cadre arrivé casséKırık gelen çerçeve
- Un balcon à partagerPaylaşılan balkon
Ücretsiz okuyabileceğin diğer hikâyeler
Hikâyedeki kelimelerin çoğu Fransızca A2 kelime listesinde de var; örnek cümleleri ve Türkçe anlamlarıyla.
Hikâyedeki kelimeleri kalıcı yap
A2 seviyesinin kelimeleri uygulamada; kartlarla, günlük görevle ve oyunlarla tekrar edersin.
Uygulamada çalış