İngilizce Kelime Öğrenirken Yapılan 7 Hata
Saatlerce çalışıp ilerlemediğini düşünüyorsan sebep yöntemde olabilir. Yedi yaygın hata ve çözümleri.
Kelime çalışırken harcanan zamanın büyük bölümü boşa gidebilir. Sebep çoğu zaman tembellik olmaz; verimli görünen ama işe yaramayan alışkanlıklar olur. Aşağıda en sık rastlanan yedi hata ve her biri için somut bir alternatif var.
1. Listeyi okumak, kendini test etmemek
En yaygın hata. Kelime listesini baştan sona okumak tanıma yaratır: kelimeyi gördüğünde “biliyorum” dersin. Ama konuşurken gereken şey üretmedir: Türkçesini düşünüp İngilizcesini bulmak.
Okumak kolay geldiği için insanı yanıltır: ilerliyormuş gibi hissedersin ama yerinde sayarsın. Yapılacak: her turda kendini test et. Karşılığı kapat, hatırlamaya çalış, sonra kontrol et. Hatırlamaya çalışırken zorlanman normal, öğrenme tam da o sırada olur.
2. Tek seferde çok fazla kelime almak
“Bugün 50 kelime öğreneceğim” kararı neredeyse her zaman ertesi güne 10 kelime bırakır. Yeni kelimeler ancak tekrar ettikçe akılda kalır.
Yapılacak: günde 8–12 yeni kelime al, üstüne önceki günlerin tekrarını koy. Daha az kelime alınca aslında daha hızlı ilerlersin, çünkü aynı kelimeleri baştan öğrenmen gerekmez.
3. Tekrarları araya boşluk koymadan yapmak
Aynı kelimeye bir oturuşta beş kez bakmak, beş güne yayılmış beş bakıştan çok daha az işe yarar. Bir kelimeyi tam unutmak üzereyken tekrar edersen daha kalıcı olur.
Yapılacak: aralıklı tekrar takvimi kullan: 1 gün, 3 gün, 1 hafta, 3 hafta. Hatırlayamadığında aralığı başa sar.
4. Kelimeyi bağlamsız ezberlemek
“run = koşmak” bilgisi run a business (işletme yönetmek) ifadesini anlamana yetmez. Kelimenin anlamı çevresindeki kelimelerle netleşir. Tek başına ezberlediğin kelimeyi gerçek bir cümlede görünce tanımayabilirsin.
Yapılacak: her kelimeyi en az bir örnek cümleyle kaydet ve o cümleyi kendi hayatına uyarla. Kendi kurduğun cümle hazır cümleden daha kolay akılda kalır.
5. Bildiklerini tekrar etmek
Bildiğin kelimelere dönmek cazip gelir, doğru cevap vermek insana iyi hissettirir. Ama çalışma süresinin çoğu bilmediklerine gitmeli. Aksi hâlde saatlerce çalışıp hiç ilerlemezsin.
Yapılacak: yanlış yaptığın kelimeleri ayrı bir havuzda tut ve tekrarlarının en az yarısını oraya ayır. Havuz küçüldükçe ilerlemeyi somut olarak görürsün.
6. Telaffuzu atlamak
Yazımını bildiğin ama nasıl söylendiğini bilmediğin bir kelime yarım öğrenilmiştir: dinlediğinde tanımazsın, konuşurken kullanmaya çekinirsin. Üstelik yanlış telaffuzu bir kez yerleştirdikten sonra düzeltmek çok daha zordur.
Yapılacak: her yeni kelimeyi bir kez dinle ve bir kez yüksek sesle söyle. Bu iki saniyelik adım, kelimeyi pasif dağarcıktan aktif dağarcığa geçirmene yardım eder.
7. Seviyenin çok üstünde kelimelerle uğraşmak
C1 kelimeleri kulağa hoş gelir ama A2 seviyesindeysen işine yaramaz; onları kullanacağın cümleleri henüz kuramazsın. Üstelik bilmediğin kelime çok olunca motivasyonun da çabuk düşer.
Yapılacak: bir seviyenin kelimelerinin %80'ini tanıyana kadar üst seviyeye geçme. Pratik test: listeye bak, tanıdıklarını say. %50'nin altındaysan bir alt seviyeye in.
Bu hataları yapmayan bir düzen
Renkli Kelime aralıklı tekrarı, kendini test etmeyi, telaffuzu ve zor kelime listesini tek yerde birleştirir. Günde 10 dakika yeterli.
Çalışmaya Başlaİlgili yazılar
Yöntemin ayrıntısı için işe yarayan 7 teknik; doğru seviyeyi seçmek için İngilizce seviyeleri rehberi; sık karıştırılan kelimeler için bu yazı.
Yabancı dilde sık yapılan bir hata daha
Yukarıdaki yedi hatanın hepsi her dil için geçerli, ama Almanca, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca çalışanların sıkça düştüğü sekizinci bir hata var: ismi artikelsiz ezberlemek. "Masa demek Tisch" diye öğrenen biri cümle kurmaya geldiğinde tıkanır, çünkü Almanca'da hâl çekimi ve sıfat uyumu artikele bağlıdır. Kelimeyi baştan der Tisch diye öğrenen biri bu sorunu hiç yaşamaz.
Ayrıntısı: Almanca artikeller: der, die, das. Diğer dillerde de listelerdeki isimler artikelleriyle verilir: Fransızca, İspanyolca, İtalyanca.