İspanyolca A1 Kelime Listesi
Başlangıç seviyesindeki 800 İspanyolca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.
İspanyolca A1 seviyesi (Başlangıç), sıfırdan başlayanların ilk aylarda karşılaşacağı temel kelimeler: selamlaşma, aile, ev, yemek, sayılar, günler ve en sık kullanılan fiiller.
Bu sayfada İspanyolca A1 seviyesindeki 800 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 700 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.
İsimler artikeliyle (el, la) veriliyor. Sıfatlar ismin cinsiyetine uyduğu için artikeli kelimeyle birlikte öğrenmek işini kolaylaştırır.
Önce uygulamayı denemek istersen
Bu seviyenin 800 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. İspanyolca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
İspanyolca havuzunu açEn sık kullanılan 100 kelime 100 / 800 kelime
| # | İspanyolca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | a | -e, -a (yönelme) | Voy a Barcelona en tren. Barselona'ya trenle gidiyorum. |
| 2 | a veces | bazen | A veces voy al trabajo en bicicleta. Bazen işe bisikletle giderim. |
| 3 | ahora | şimdi | Ahora no puedo hablar, estoy en clase. Şimdi konuşamam, dersteyim. |
| 4 | algo | bir şey | ¿Quieres algo de comer? Yiyecek bir şey ister misin? |
| 5 | alguien | birisi, biri | ¿Hay alguien en casa? Evde kimse var mı? |
| 6 | el año | yıl, sene | El año tiene doce meses. Bir yılda on iki ay vardır. |
| 7 | antes | önce, daha önce | Siempre desayuno antes de ir al trabajo. İşe gitmeden önce hep kahvaltı yaparım. |
| 8 | aquí | burada, buraya | Mi casa está aquí cerca. Evim buraya yakın. |
| 9 | así | böyle, bu şekilde | Se escribe así, con hache. Böyle yazılır, h harfiyle. |
| 10 | bajo | kısa (boylu), alçak | Mi abuela es baja y delgada. Büyükannem kısa boylu ve zayıf. |
| 11 | bien | iyi | Hablas español muy bien. Çok iyi İspanyolca konuşuyorsun. |
| 12 | bueno | iyi | Este restaurante es muy bueno. Bu restoran çok iyi. |
| 13 | la casa | ev | Vivo en una casa con jardín. Bahçeli bir evde yaşıyorum. |
| 14 | casi | neredeyse, hemen hemen | Son casi las tres. Saat neredeyse üç. |
| 15 | la ciudad | şehir | Madrid es una ciudad muy grande. Madrid çok büyük bir şehir. |
| 16 | cómo | nasıl | ¿Cómo vas al trabajo cada día? Her gün işe nasıl gidiyorsun? |
| 17 | con | ile | Vivo con mi novio en Madrid. Erkek arkadaşımla Madrid'de yaşıyorum. |
| 18 | cuando | -dığında, -dığı zaman | Cuando llego a casa, ceno. Eve geldiğimde akşam yemeğimi yerim. |
| 19 | la cuenta | hesap | ¿Nos trae la cuenta, por favor? Hesabı getirir misiniz lütfen? |
| 20 | de | -den, -in (aitlik) | Soy de Turquía, de Ankara. Türkiye'denim, Ankara'dan. |
| 21 | de nada | rica ederim, bir şey değil | Gracias por el café. De nada. Kahve için teşekkürler. Rica ederim. |
| 22 | decir | söylemek, demek | ¿Cómo se dice "gracias" en turco? Türkçede "gracias" nasıl denir? |
| 23 | desde | -den beri, -den itibaren | Estudio español desde enero. Ocaktan beri İspanyolca çalışıyorum. |
| 24 | después | sonra | Primero estudio y después veo la tele. Önce ders çalışırım, sonra televizyon izlerim. |
| 25 | el día | gün | Hoy es un día muy bonito. Bugün çok güzel bir gün. |
| 26 | dos | iki | Quiero dos billetes para Toledo. Toledo için iki bilet istiyorum. |
| 27 | él | o (erkek) | Él es mi hermano mayor. O benim ağabeyim. |
| 28 | en | -de, -da, içinde | Mis llaves están en el bolso. Anahtarlarım çantada. |
| 29 | entonces | o zaman, öyleyse | Entonces, ¿quedamos a las ocho? O zaman saat sekizde buluşalım mı? |
| 30 | entre | arasında | El banco está entre la farmacia y el bar. Banka eczane ile bar arasında. |
| 31 | ese | şu, o | ¿Quieres este libro o ese? Bu kitabı mı istiyorsun, yoksa şunu mu? |
| 32 | estar | olmak (durum, yer), bulunmak | Madrid está en el centro de España. Madrid İspanya'nın merkezindedir. |
| 33 | este | bu | Este es mi amigo Juan. Bu, arkadaşım Juan. |
| 34 | esto | bu (şey) | ¿Cómo se llama esto en español? Bunun İspanyolcası ne? |
| 35 | fuera | dışarıda, dışarı | Los niños juegan fuera. Çocuklar dışarıda oynuyor. |
| 36 | la gente | insanlar, halk | La gente de mi barrio es muy simpática. Mahallemin insanları çok cana yakın. |
| 37 | gracias | teşekkürler, sağ ol | Muchas gracias por tu ayuda. Yardımın için çok teşekkürler. |
| 38 | haber | var olmak, (hay) var | Hay un supermercado cerca de mi casa. Evimin yakınında bir süpermarket var. |
| 39 | hacer | yapmak, etmek | ¿Qué haces los fines de semana? Hafta sonları ne yapıyorsun? |
| 40 | hasta | -e kadar | La tienda abre hasta las nueve. Mağaza saat dokuza kadar açık. |
| 41 | hay que | -mek gerekir | Hay que llegar pronto al aeropuerto. Havalimanına erken varmak gerekiyor. |
| 42 | el hombre | adam, erkek, insan | Un hombre espera en la puerta. Kapıda bir adam bekliyor. |
| 43 | hoy | bugün | Hoy es mi cumpleaños. Bugün benim doğum günüm. |
| 44 | luego | sonra, daha sonra | Luego te llamo por teléfono. Seni sonra telefonla ararım. |
| 45 | mal | kötü | Hoy me siento mal. Bugün kendimi kötü hissediyorum. |
| 46 | más | daha, daha fazla | Madrid es más grande que Sevilla. Madrid, Sevilla'dan daha büyüktür. |
| 47 | mayor | (yaşça) büyük, yaşlı | Tengo una hermana mayor. Bir ablam var. |
| 48 | mejor | daha iyi, en iyi | Eres mi mejor amiga. Sen benim en iyi arkadaşımsın. |
| 49 | menos | daha az | Hoy hace menos calor que ayer. Bugün hava dünden daha az sıcak. |
| 50 | mi | benim | Mi casa está cerca de la playa. Evim sahile yakın. |
| # | İspanyolca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 51 | mismo | aynı | Vivimos en el mismo barrio. Aynı mahallede oturuyoruz. |
| 52 | el momento | an | Un momento, por favor. Bir dakika, lütfen. |
| 53 | mucho | çok | Trabajo mucho durante la semana. Hafta içi çok çalışırım. |
| 54 | la mujer | kadın, eş | Esa mujer es mi vecina. O kadın benim komşum. |
| 55 | el mundo | dünya | Quiero viajar por todo el mundo. Bütün dünyayı gezmek istiyorum. |
| 56 | muy | çok | La película es muy buena. Film çok iyi. |
| 57 | nada | hiçbir şey | No tengo nada en la nevera. Buzdolabımda hiçbir şey yok. |
| 58 | nadie | hiç kimse | No hay nadie en la oficina. Ofiste kimse yok. |
| 59 | no | hayır, değil | No, no tengo coche. Hayır, arabam yok. |
| 60 | la noche | gece, akşam | Por la noche leo un libro. Geceleri kitap okurum. |
| 61 | el nombre | ad, isim | Mi nombre es Ahmet. Benim adım Ahmet. |
| 62 | nuevo | yeni | Tengo un móvil nuevo. Yeni bir cep telefonum var. |
| 63 | nunca | asla, hiç | Mi hermano nunca come carne. Kardeşim hiç et yemez. |
| 64 | o | veya, ya da | ¿Quieres té o café? Çay mı istersin, kahve mi? |
| 65 | otra vez | tekrar, bir daha | ¿Puedes explicarlo otra vez? Bunu tekrar açıklayabilir misin? |
| 66 | otro | başka, diğer | ¿Quieres otro café con leche? Bir sütlü kahve daha ister misin? |
| 67 | el país | ülke | España es un país muy bonito. İspanya çok güzel bir ülke. |
| 68 | para | için | Este regalo es para ti. Bu hediye senin için. |
| 69 | pero | ama, fakat | Es caro, pero es muy bonito. Pahalı ama çok güzel. |
| 70 | la persona | kişi, insan | En mi clase hay veinte personas. Sınıfımda yirmi kişi var. |
| 71 | poco | az, biraz | Mi hijo come muy poco. Oğlum çok az yer. |
| 72 | poder | -ebilmek, yapabilmek | ¿Puedo abrir la ventana? Pencereyi açabilir miyim? |
| 73 | por | için, yüzünden, -den (geçerek) | Paseo por el parque cada tarde. Her öğleden sonra parkta yürüyüş yaparım. |
| 74 | por qué | neden, niçin | ¿Por qué estudias español? Neden İspanyolca öğreniyorsun? |
| 75 | porque | çünkü | Estudio español porque me gusta. İspanyolca çalışıyorum çünkü hoşuma gidiyor. |
| 76 | que | ki, -dığını | Creo que tienes razón. Bence haklısın. |
| 77 | qué | ne, hangi | ¿Qué quieres para cenar? Akşam yemeğinde ne istersin? |
| 78 | sí | evet | Sí, soy de Turquía. Evet, Türkiye'denim. |
| 79 | si | eğer, -se, -sa | Si llueve, nos quedamos en casa. Yağmur yağarsa evde kalırız. |
| 80 | siempre | her zaman, hep | Siempre tomo café por la mañana. Sabahları her zaman kahve içerim. |
| 81 | sin | -sız, -siz, olmadan | Quiero un café sin azúcar. Şekersiz bir kahve istiyorum. |
| 82 | sobre | üzerinde, hakkında | El libro está sobre la mesa. Kitap masanın üzerinde. |
| 83 | solo | yalnız, tek başına | Vivo solo en un piso pequeño. Küçük bir dairede yalnız yaşıyorum. |
| 84 | su | onun, sizin | Su marido es médico. Kocası doktor. |
| 85 | también | de, da, dahi | Yo también hablo inglés. Ben de İngilizce konuşuyorum. |
| 86 | tener | sahip olmak, -si olmak | Tengo dos hermanos y una hermana. İki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var. |
| 87 | tener que | -mek zorunda olmak, -meli | Tengo que trabajar el sábado. Cumartesi çalışmak zorundayım. |
| 88 | el tiempo | zaman, hava (durumu) | Hoy hace buen tiempo. Bugün hava güzel. |
| 89 | todo | her şey, hepsi | Todo está muy rico, gracias. Her şey çok lezzetli, teşekkürler. |
| 90 | todos los días | her gün | Estudio español todos los días. Her gün İspanyolca çalışıyorum. |
| 91 | el trabajo | iş | Mi trabajo es muy interesante. İşim çok ilginç. |
| 92 | tres | üç | Mi hijo tiene tres años. Oğlum üç yaşında. |
| 93 | tu | senin | ¿Cuál es tu número de teléfono? Telefon numaran ne? |
| 94 | uno | bir | Uno más uno son dos. Bir artı bir iki eder. |
| 95 | ver | görmek, izlemek | Por la noche veo la televisión. Akşamları televizyon izlerim. |
| 96 | la vez | kez, sefer | Es la primera vez que visito Madrid. Madrid'i ilk kez ziyaret ediyorum. |
| 97 | la vida | hayat, yaşam | La vida en Madrid es cara. Madrid'de hayat pahalı. |
| 98 | y | ve | Tengo un perro y dos gatos. Bir köpeğim ve iki kedim var. |
| 99 | ya | artık, zaten, çoktan | Ya son las diez, me voy. Saat on oldu bile, ben gidiyorum. |
| 100 | yo | ben | Yo soy estudiante de español. Ben İspanyolca öğrencisiyim. |
A1'den sonra ne var?
Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye İspanyolca A2. Diğer seviyeler: İspanyolca A2, İspanyolca B1, İspanyolca B2. Hepsini tek sayfada görmek için İspanyolca kelimeler sayfasına bak.
Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen İspanyolca kelime oyunları sayfasına bak.
Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için A1 hikâyesi: La mesa junto a la ventana sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler İspanyolca Hikâyeler sayfasında.
İspanyolca A1 kelimeleriyle çalışmaya başla
Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. İspanyolca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Uygulamada çalış