İtalyanca A1 Kelime Listesi
Başlangıç seviyesindeki 800 İtalyanca kelimenin en sık kullanılan 100'ü; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.
İtalyanca A1 seviyesi (Başlangıç), sıfırdan başlayanların ilk aylarda karşılaşacağı temel kelimeler: selamlaşma, aile, ev, yemek, sayılar, günler ve en sık kullanılan fiiller.
Bu sayfada İtalyanca A1 seviyesindeki 800 kelimeden en sık kullanılan 100'ü var. Her kelimenin yanında Türkçe karşılığı ve kelimenin geçtiği bir örnek cümle duruyor. Kalan 700 kelime, aynı düzende renkli PDF setinde ve uygulamada.
İsimler artikeli ve cinsiyetiyle veriliyor (il, lo, la, l'). Artikel, ismin cinsiyetini ve sıfatların alacağı eki gösterir.
Önce uygulamayı denemek istersen
Bu seviyenin 800 kelimesinin hepsi uygulamada var; kelime kartları, günlük görev ve dokuz oyunla çalışabilirsin. İtalyanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
İtalyanca havuzunu açEn sık kullanılan 100 kelime 100 / 800 kelime
| # | İtalyanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 1 | a | -e, -de | Abito a Torino con la mia famiglia. Ailemle Torino'da oturuyorum. |
| 2 | allora | o zaman, öyleyse, peki | Allora, che cosa facciamo stasera? Peki, bu akşam ne yapıyoruz? |
| 3 | altro | başka, diğer | Vuoi un altro caffè? Bir kahve daha ister misin? |
| 4 | anche | de, da, dahi | Anche io parlo un po' di inglese. Ben de biraz İngilizce konuşuyorum. |
| 5 | ancora | hâlâ, daha, yine | Sei ancora a casa? Hâlâ evde misin? |
| 6 | l'anno (m.) | yıl, sene | Quest'anno vado in Italia per la prima volta. Bu yıl ilk kez İtalya'ya gidiyorum. |
| 7 | avere | sahip olmak, -si olmak | Ho due fratelli e una sorella. İki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var. |
| 8 | bene | iyi | Oggi sto bene, grazie. Bugün iyiyim, teşekkürler. |
| 9 | c'è | var | C'è un bancomat qui vicino? Yakınlarda bir ATM var mı? |
| 10 | la casa | ev | La mia casa è vicino alla stazione. Evim istasyona yakın. |
| 11 | che | ki, -dığını | So che parli bene il tedesco. Almancayı iyi konuştuğunu biliyorum. |
| 12 | che cosa | ne | Che cosa mangiamo stasera? Bu akşam ne yiyoruz? |
| 13 | chi | kim | Chi è quella ragazza? O kız kim? |
| 14 | ci | bizi, bize | Ci vediamo domani alle nove. Yarın saat dokuzda görüşürüz. |
| 15 | la città (pl. le città) | şehir, kent | Roma è una città molto bella. Roma çok güzel bir şehir. |
| 16 | come | nasıl | Come vai al lavoro? İşe nasıl gidiyorsun? |
| 17 | con | ile | Vado in vacanza con i miei genitori. Ailemle tatile gidiyorum. |
| 18 | la cosa | şey | Ho molte cose da fare oggi. Bugün yapacak çok işim var. |
| 19 | cosa | ne | Cosa fai domani sera? Yarın akşam ne yapıyorsun? |
| 20 | così | böyle, öyle, o kadar | Oggi fa così caldo! Bugün hava o kadar sıcak ki! |
| 21 | da | -den, (birinin) yanına | Stasera andiamo a cena da Giulia. Bu akşam yemeğe Giulia'ya gidiyoruz. |
| 22 | di | -in, -den | Questo è il libro di Marco. Bu Marco'nun kitabı. |
| 23 | Di dove sei? | Nerelisin? | Parli bene italiano, ma di dove sei? İyi İtalyanca konuşuyorsun, ama nerelisin? |
| 24 | dieci | on | Aspetto l'autobus da dieci minuti. On dakikadır otobüsü bekliyorum. |
| 25 | dire | söylemek, demek | Marco dice sempre la verità. Marco her zaman doğruyu söyler. |
| 26 | dopo | sonra | Ci vediamo dopo al bar. Sonra kafede görüşürüz. |
| 27 | dove | nerede, nereye | Dove andiamo a mangiare stasera? Bu akşam yemeğe nereye gidiyoruz? |
| 28 | due | iki | Vorrei due biglietti per il concerto. Konser için iki bilet istiyorum. |
| 29 | durante | sırasında, boyunca | Durante la lezione non si parla turco. Ders sırasında Türkçe konuşulmaz. |
| 30 | e | ve | Ho un cane e due gatti. Bir köpeğim ve iki kedim var. |
| 31 | essere | olmak | Io sono turco e abito a Istanbul. Ben Türküm ve İstanbul'da yaşıyorum. |
| 32 | fare | yapmak, etmek | Che cosa fai questo fine settimana? Bu hafta sonu ne yapıyorsun? |
| 33 | fino a | -e kadar | Lavoro fino alle sei. Saat altıya kadar çalışırım. |
| 34 | forse | belki | Forse domani andiamo al lago. Belki yarın göle gideriz. |
| 35 | la foto (pl. le foto) | fotoğraf | Guarda questa foto delle vacanze! Şu tatil fotoğrafına bak! |
| 36 | la gente | insanlar, halk | C'è molta gente in piazza. Meydanda çok insan var. |
| 37 | già | zaten, çoktan, bile | Hai già finito i compiti? Ödevlerini şimdiden bitirdin mi? |
| 38 | il giorno | gün | Lavoro otto ore al giorno. Günde sekiz saat çalışıyorum. |
| 39 | grande | büyük | Abitiamo in una casa grande. Büyük bir evde oturuyoruz. |
| 40 | grazie | teşekkürler, sağ ol | Grazie mille per l'aiuto! Yardımın için çok teşekkürler! |
| 41 | io | ben | Io sono studente, e tu? Ben öğrenciyim, ya sen? |
| 42 | lui | o (erkek) | Lui è mio fratello Paolo. O benim erkek kardeşim Paolo. |
| 43 | ma | ama | Sono stanco, ma sono contento. Yorgunum ama mutluyum. |
| 44 | mai | asla, hiç | Non bevo mai il caffè la sera. Akşamları asla kahve içmem. |
| 45 | meglio | daha iyi | Oggi sto meglio di ieri. Bugün dünden daha iyiyim. |
| 46 | meno | daha az | Oggi fa meno freddo di ieri. Bugün hava dünden daha az soğuk. |
| 47 | mentre | -ken, iken | Ascolto la musica mentre cucino. Yemek yaparken müzik dinlerim. |
| 48 | mi | beni, bana | Mi puoi aiutare, per favore? Bana yardım edebilir misin, lütfen? |
| 49 | mio | benim | Questa è la mia borsa. Bu benim çantam. |
| 50 | molto | çok | Questa città mi piace molto. Bu şehri çok seviyorum. |
| # | İtalyanca | Türkçe | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| 51 | il momento | an | Un momento, per favore! Bir dakika lütfen! |
| 52 | il mondo | dünya | Voglio viaggiare in tutto il mondo. Bütün dünyayı gezmek istiyorum. |
| 53 | no | hayır | No, grazie, non bevo alcol. Hayır, teşekkürler, alkol içmem. |
| 54 | noi | biz | Noi abitiamo in centro. Biz merkezde oturuyoruz. |
| 55 | non | değil, -me/-ma | Non mangio carne perché sono vegetariano. Vejetaryen olduğum için et yemem. |
| 56 | nostro | bizim | La nostra casa è in centro. Evimiz merkezde. |
| 57 | nuovo | yeni | Ho comprato una macchina nuova. Yeni bir araba aldım. |
| 58 | o | veya, ya da | Vuoi tè o caffè? Çay mı kahve mi istersin? |
| 59 | oggi | bugün | Oggi fa molto caldo a Roma. Bugün Roma'da hava çok sıcak. |
| 60 | ogni | her | Ogni sabato vado al mercato. Her cumartesi pazara giderim. |
| 61 | l'ora (f.) | saat | Il film dura due ore. Film iki saat sürüyor. |
| 62 | per | için | Studio l'italiano per lavoro. İtalyancayı iş için öğreniyorum. |
| 63 | perché | neden, niçin, çünkü | Perché studi l'italiano all'università? Üniversitede neden İtalyanca okuyorsun? |
| 64 | però | ama, fakat | La casa è piccola, però è comoda. Ev küçük ama rahat. |
| 65 | più | daha, daha çok | Roma è più grande di Firenze. Roma, Floransa'dan daha büyüktür. |
| 66 | poi | sonra | Prima studio, poi esco con gli amici. Önce ders çalışıyorum, sonra arkadaşlarla çıkıyorum. |
| 67 | prima | önce | Prima di cena faccio una doccia. Akşam yemeğinden önce duş alırım. |
| 68 | primo | birinci, ilk | Abito al primo piano. Birinci katta oturuyorum. |
| 69 | qualche | birkaç, bazı | Resto a Roma qualche giorno. Roma'da birkaç gün kalıyorum. |
| 70 | qualcosa | bir şey | Vuoi bere qualcosa di fresco? Soğuk bir şey içmek ister misin? |
| 71 | quale | hangi, hangisi | Quale gelato preferisci, cioccolato o limone? Hangi dondurmayı tercih edersin, çikolata mı limon mu? |
| 72 | quando | ne zaman | Quando parti per la Turchia? Türkiye'ye ne zaman gidiyorsun? |
| 73 | quanto | ne kadar, kaç | Quanto tempo resti in Italia? İtalya'da ne kadar süre kalıyorsun? |
| 74 | quello | şu, o | Quello è il ragazzo di mia sorella. Şu, kız kardeşimin erkek arkadaşı. |
| 75 | questo | bu | Questo è il mio ufficio. Burası benim ofisim. |
| 76 | qui | burada, buraya | Abito qui da due anni. İki yıldır burada oturuyorum. |
| 77 | quindi | bu yüzden, yani | Sono malato, quindi resto a letto. Hastayım, bu yüzden yatakta kalıyorum. |
| 78 | sedersi | oturmak (sandalyeye vb.) | Mi siedo vicino alla finestra. Pencerenin yanına oturuyorum. |
| 79 | la sete | susuzluk | Ho sete, mi dai un bicchiere d'acqua? Susadım, bana bir bardak su verir misin? |
| 80 | solo | yalnız, tek | Vivo da solo in un piccolo appartamento. Küçük bir dairede yalnız yaşıyorum. |
| 81 | sotto | altında, aşağıda | Le scarpe sono sotto la sedia. Ayakkabılar sandalyenin altında. |
| 82 | stesso | aynı | Abitiamo nello stesso palazzo. Aynı binada oturuyoruz. |
| 83 | la storia | tarih, hikâye | Mi piace studiare la storia dell'arte. Sanat tarihi okumayı severim. |
| 84 | su | üzerinde, üzerine | Il libro è sul tavolo. Kitap masanın üstünde. |
| 85 | suo | onun, sizin (Suo) | Luca vive con sua madre. Luca annesiyle yaşıyor. |
| 86 | tanto | çok, pek çok | Ho tanti amici in Italia. İtalya'da çok arkadaşım var. |
| 87 | il tempo | zaman, vakit, hava | Oggi non ho tempo, sono stanco. Bugün vaktim yok, yorgunum. |
| 88 | ti | seni, sana | Ti piace il gelato al cioccolato? Çikolatalı dondurmayı sever misin? |
| 89 | tra | arasında, içinde (zaman) | Il treno parte tra cinque minuti. Tren beş dakika içinde kalkıyor. |
| 90 | tre | üç | Abbiamo tre figli, due maschi e una femmina. Üç çocuğumuz var, iki erkek ve bir kız. |
| 91 | troppo | çok fazla, aşırı | Lavori troppo, devi riposarti. Çok fazla çalışıyorsun, dinlenmelisin. |
| 92 | tu | sen | Tu cosa prendi da bere? Sen ne içeceksin? |
| 93 | tuo | senin | Qual è il tuo numero di telefono? Telefon numaran kaç? |
| 94 | tutto | her şey, hepsi | Ho mangiato tutto, era buonissimo. Her şeyi yedim, çok lezzetliydi. |
| 95 | uno | bir | Uno di noi deve restare a casa. Birimiz evde kalmalı. |
| 96 | vedere | görmek | Dalla finestra vedo il mare. Pencereden denizi görüyorum. |
| 97 | vero | gerçek, doğru | È una storia vera. Bu gerçek bir hikâye. |
| 98 | la via | cadde, sokak | Abito in via Garibaldi. Garibaldi Caddesi'nde oturuyorum. |
| 99 | la vita | hayat, yaşam | La vita in città è cara. Şehirde hayat pahalı. |
| 100 | la volta | kez, sefer | Vado in palestra tre volte alla settimana. Haftada üç kez spor salonuna giderim. |
A1'den sonra ne var?
Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki seviye İtalyanca A2. Diğer seviyeler: İtalyanca A2, İtalyanca B1, İtalyanca B2. Hepsini tek sayfada görmek için İtalyanca kelimeler sayfasına bak.
Bu kelimeleri oyunlarla ve kelime kartlarıyla çalışmak istersen İtalyanca kelime oyunları sayfasına bak.
Okuma pratiği: Bu seviyenin kelimelerini bir hikâyenin içinde görmek için A1 hikâyesi: Il tavolo vicino alla finestra sayfasını oku; her cümle renkli Türkçe çevirisiyle. Diğer hikâyeler İtalyanca Hikâyeler sayfasında.
İtalyanca A1 kelimeleriyle çalışmaya başla
Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun bu kelimelerle çalışıyor. İtalyanca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.
Uygulamada çalış