Ana Sayfa›Yazılar›Kelime Listesi
Kelime Listesi

A1 Seviyesinde En Sık Kullanılan 100 İngilizce Kelime

Günlük İngilizcenin büyük kısmı az sayıda kelimeyle konuşulur. En çok işine yarayacak 100 tanesi burada, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.

Kelime listesi100 kelime12 dk okuma

Yeni başlayanların ilk sorusu hep aynı: “Nereden başlayacağım?” Cevabı basit. Her kelime aynı sıklıkta kullanılmaz; günlük konuşmanın büyük kısmını az sayıda kelime oluşturur. O yüzden doğru 100 kelime, rastgele seçilmiş 500 kelimeden daha çok işine yarar.

Listeyi, Renkli Kelime veritabanındaki 910 A1 kelimesi arasından günlük dilde en çok karşına çıkacak 100 tanesini seçerek hazırladık. Her kelimenin Türkçe karşılığı ve gerçek bir örnek cümlesi var. Kelimeyi bir cümlenin içinde görünce aklında daha kolay kalır.

Nasıl kullanmalı? Listeyi bir oturuşta ezberlemeye çalışma. Günde 8–10 kelime al, her yeni güne bir önceki günün kelimelerini hızlıca gözden geçirerek başla. Bu tempoyla 100 kelime yaklaşık iki haftada biter ve iki hafta sonra hâlâ aklında olur.

1. En sık kullanılan 40 isim (noun)

İsimler cümlenin öznesi ve nesnesidir; ilk öğrenmen gereken kelime türü budur. Bir isim bildiğinde, henüz fiil bilmesen de işaret ederek anlaşabilirsin.

#İngilizceTürkçeÖrnek cümle
1timezaman, süre, çağ, vadeThey spent a lot of time reading books.
Kitap okuyarak çok fazla zaman geçirdiler.
2peopleinsanlar, halk, milletShe enjoys meeting new people.
Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanır.
3yearsene, yıl, yaşThe project will take a year to finish.
Projenin tamamlanması bir yıl alacak.
4daygünThe package will arrive in three days.
Paket üç gün içinde gelecek.
5manadam, erkek, insanThe man is a courageous soldier.
Adam cesur bir asker.
6womankadınShe is a successful woman
O, başarılı bir kadın.
7childçocuk, evlatThe child is playing with his toys.
Çocuk oyuncaklarıyla oynuyor.
8thingşey, eşya, yaratıkThat was a rude thing to say.
Bu söylediğin çok kaba bir şeydi.
9watersuThe plant needs water.
Bitkinin suya ihtiyacı var.
10foodyemek, yiyecek, gıdaThe restaurant is famous for its Italian food.
Restoran, İtalyan yemekleri ile ünlüdür.
11houseev, konut, haneThey bought a new house in the village.
Köyde yeni bir ev satın aldılar.
12homeev, evdeki, eveTheir home is very comfortable.
Evleri çok rahat.
13bookkitapShe borrowed a book from the library.
Kütüphaneden bir kitap ödünç aldı.
14schoolokul, mektepThe school is closed for summer vacation.
Okul, yaz tatili için kapalı.
15workçalışmak, iş, çalışmaThey worked together on the project.
Projede birlikte çalıştılar.
16friendarkadaşShe is my best friend.
O, benim en iyi arkadaşım.
17familyaile, ailevi, soyShe comes from a large family.
Büyük bir aileden geliyor.
18nameisim, ad, isim koymakThe dog's name is Alex
Köpeğin adı Alex.
19moneypara, nakitShe has a lot of money in her bank account.
Banka hesabında çok para var.
20cararaba, otomobilI drive my car to work every day.
Her gün işe arabamla giderim.
21cityşehir, kentThey live in a small city near the coast.
Sahile yakın küçük bir şehirde yaşıyorlar.
22countryülke, memleketTurkey is a beautiful country.
Türkiye güzel bir ülkedir.
23worlddünya, alem, yeryüzüI wish for world peace.
Dünya barışı diliyorum.
24lifehayat, yaşam, ömürLife is full of surprises.
Hayat sürprizlerle doludur.
25weekhaftaMy birthday is next week.
Doğum günüm gelecek hafta.
26monthayThis is the coldest month of the year.
Bu yılın en soğuk ayı.
27hoursaatShe studies English for an hour every day.
Her gün bir saat İngilizce çalışır.
28placeyer, mekân, statüThis park is a nice place to relax.
Bu park dinlenmek için hoş bir yer.
29roomoda, yer, boş yerShe needs to clean her room.
Onun odasını temizlemesi gerekiyor.
30doorkapıHe knocked on the door before entering.
Girmeden önce kapıyı çaldı.
31questionsoru, sorgu, şüpheThe students asked a difficult question.
Öğrenciler zor bir soru sordu.
32problemproblem, sorun, meseleHe has a problem with his computer.
Bilgisayarıyla ilgili bir sorun var.
33studentöğrenci, araştırıcıHe is the best student in the school.
O, okuldaki en iyi öğrencidir.
34teacheröğretmen, hocaShe got 10 flower bouquets on Teachers' Day.
Öğretmenler Günü'nde 10 çiçek buketi aldı.
35jobiş, meslek, görevMy wife started her new job today.
Eşim bugün yeni işine başladı.
36morningsabahI'm not a morning person.
Sabah insanı değilim.
37nightgece, akşamShe waited for him for hours that night.
O gece onu saatlerce bekledi.
38wordkelime, sözcük, sözI learned a new word today.
Bugün yeni bir kelime öğrendim.
39musicmüzikI enjoy listening to rock music.
Rock müzik dinlemekten keyif alıyorum.
40filmfilmShe wants to make a short film.
Kısa bir film yapmak istiyor.

2. Günlük hayatın 35 temel fiili (verb)

Fiil olmadan cümle kuramazsın. Buradaki be, have, do, go, get, make, take gibi fiiller İngilizce dilbilgisinin de temelidir: zaman kurarken, soru sorarken ve olumsuz cümlede yardımcı fiil olarak kullanılırlar. Yani bu 35 fiili öğrenirken biraz da gramer öğrenmiş olursun.

#İngilizceTürkçeÖrnek cümle
41beyardımcı fiil (am, is, are, was, were)She will be waiting.
Bekliyor olacak.
42havezorunda, zorunda olmakI have to finish my homework tonight.
Bu gece ödevimi bitirmek zorundayım.
43doyapmak, etmek, (auxiliary) geniş zaman yardımcı fiiliI do my homework every day.
Her gün ödevimi yaparım.
44gogitmek, geçmek, girmekThey go to work every morning.
Her sabah işe giderler.
45comegelmek, ulaşmakPlease come to my house tomorrow.
Lütfen yarın evime gel.
46getelde etmek, almak, edinmek, getirmekCan you get me a cup of warm milk?
Bana bir bardak ılık süt getirebilir misin?
47makeyapmak, sağlamak, yaptırmakHis mother makes delicious desserts.
Onun annesi lezzetli tatlılar yapar.
48takealmak, götürmek, çekmekPlease take this present as an apology.
Lütfen bu hediyeyi bir özür olarak al.
49seegörmek, anlamak, bakmakI see a bird outside the window.
Pencerenin dışında bir kuş görüyorum.
50knowbilmek, tanımak, ayırt etmekI know the answer.
Cevabı biliyorum.
51thinkdüşünmek, sanmak, anmakI think it's going to rain today.
Sanırım bugün yağmur yağacak.
52saysöylemek, farz etmekWhat did he say about me?
Benim hakkımda ne söyledi?
53wantistemek, arzulamak, talep etmekShe wants a new phone.
Yeni bir telefon istiyor.
54givevermek, ödemekPlease give me your phone number.
Lütfen bana telefon numaranı ver.
55findbulmak, rastlamak, keşfetmekFinding my keys is always a struggle.
Anahtarlarımı bulmak her zaman bir mücadeledir.
56tellsöylemek, anlatmakCan you tell me the story of your childhood?
Bana çocukluğunun hikâyesini anlatır mısın?
57asksormak, istemekYou should ask your lawyer for advice.
Avukatınızdan tavsiye istemeniz gerekir.
58needgerekmek, ihtiyacı olmakThis plant needs extra care.
Bu bitkinin ekstra bakıma ihtiyacı var.
59feelhissetmek, duymak, dokunmakHe feels tired after working all day.
Bütün gün çalıştıktan sonra yorgun hissediyor.
60leaveayrılmak, bırakmak, terk etmekCan you please leave a message?
Lütfen mesaj bırakır mısınız?
61putkoymak, yerleştirmek, sokmakI put my keys in my pocket.
Anahtarlarımı cebime koydum.
62keeptutmak, korumak, sağlamakKeep your room clean.
Odanı temiz tut.
63helpyardım etmek, yardım, yardımcı, imdatCan you help me with this problem?
Bu problemle bana yardım edebilir misin?
64talkkonuşmak, görüşmekI need to talk to my boss about a day off.
Patronumla günlük izin hakkında konuşmalıyım.
65startbaşlamak, başlatmak, çalıştırmakThe show will start in a few minutes.
Gösteri birkaç dakika içinde başlayacak.
66showgöstermek, sergilemek, gösteri, şovThey went to a comedy show last night.
Dün gece bir komedi gösterisine gittiler.
67hearduymak, dinlemek, işitmekCan you hear the music playing?
Çalan müziği duyabiliyor musun?
68playoynamak, çalmak, oyun, tiyatroThey watched a play at the theater.
Tiyatroda bir oyun izlediler.
69runkoşmak, çalıştırmakShe can run a marathon.
Bir maraton koşabilir.
70liveyaşamak, hayatta kalmakHe wants to live in a big city.
Büyük bir şehirde yaşamak istiyor.
71writeyazmakShe writes poems in her free time.
Boş zamanlarında şiir yazar
72learnöğrenmek, haber almakI want to learn English.
İngilizce öğrenmek istiyorum.
73readokumak, okunmak, yorumlamakDid you read the novel I recommended?
Önerdiğim romanı okudun mu?
74eatyemek yemek, tüketmekThey eat dinner at 7 PM
Akşam yemeğini saat 7'de yerler.
75buysatın almak, almakI want to buy a new phone.
Yeni bir telefon satın almak istiyorum.

3. 15 temel sıfat (adjective)

Sıfatlar anlattığın şeye ayrıntı katar. “I have a car” ile “I have a small old car” arasındaki fark bu. Sıfatları zıt çiftler hâlinde öğrenmek işini kolaylaştırır: good / bad, big / small, old / new, long / short.

#İngilizceTürkçeÖrnek cümle
76goodiyi, güzel, yararlıThe weather is good for a picnic today.
Bugün piknik için hava iyi.
77newyeni, taze, modern, acemi, keşfedilmemişMy job has a lot of new opportunities.
İşimin birçok yeni fırsatı var.
78firstbirinci, ilk, önceShe is the first person to arrive at the party.
Partiye gelen ilk kişi o.
79lastson, geçen, en sonI am watching the last episode of the show.
Programın son bölümünü izliyorum.
80longuzun, uzun zamandır, çoktanThe cat's tail is long.
Kedinin kuyruğu uzundur.
81greatharika, büyük, mükemmelShe did a great job on the project.
Projede harika bir iş çıkardı.
82littlebiraz, küçük, azWhen I was a little girl, I loved ice cream.
Küçük bir kızken dondurmayı çok severdim.
83bigbüyük, iri, önemliHe has a big family with four children.
Dört çocuğu olan büyük bir ailesi var.
84smallküçük, ufak, minik, önemsizShe adopted a small dog from the shelter.
Barınaktan küçük bir köpek sahiplendi.
85oldeski, eskimiş, yaşlıThe old lady was very nice to us.
Yaşlı kadın bize karşı çok iyiydi.
86younggenç, küçük, acemiThey got married at a young age.
Genç yaşta evlendiler.
87differentfarklı, değişikEvery student has a different learning style.
Her öğrencinin farklı bir öğrenme stili vardır.
88importantönemli, mühim, ciddiFamily is important to him.
Aile onun için önemlidir.
89easykolay, basit, zahmetsizLearning new vocabulary is easy.
Yeni kelimeler öğrenmek kolaydır.
90happymutlu, memnun, kutluThey are happy with their new home.
Yeni evlerinden memnunlar.

Seviye seviye diğer İngilizce kelime listeleri için: İngilizce kelimeler. Bu seviyenin tamamı renkli PDF setinde ve uygulamada.

4. Cümleleri birbirine bağlayan 10 kelime

Bu kelimeler tek başına pek bir şey anlatmaz ama cümlelerini birbirine bağlar. and, but, because olmadan iki fikri birleştiremezsin; very, more olmadan derece belirtemezsin.

#İngilizceTürkçeÖrnek cümle
91andve, ile, deI have two brothers and a sister.
İki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var.
92butama, fakatI wanted to go swimming but it started to rain.
Yüzmeye gitmek istedim ama yağmur yağmaya başladı.
93becauseçünkü, nedeniyle, yüzündenI phoned because I needed to talk to you.
Seni aradım çünkü seninle konuşmam gerekiyordu.
94veryçok, en, pekThe exam was very difficult.
Sınav çok zordu.
95moredaha, daha fazla, daha çokShe needs more sugar in her tea.
Çayında daha fazla şekere ihtiyacı var.
96alsoayrıca, yine, -daHe is not only a teacher but also a writer.
O, sadece öğretmen değil, aynı zamanda bir yazar.
97nowşimdi, hemen, şu anda, derhalEverybody is unhealthy now compared to the past.
Geçmişe kıyasla şimdi herkes sağlıksız.
98hereburada, burayaCome here and sit down.
Buraya gel ve otur.
99alwaysher zaman, daima, hepHe always forgets his keys at home.
O, her zaman anahtarlarını evde unutur.
100neverhiç, asla, katiyen, hiçbir zamanI love homemade food, I never eat out.
Ev yapımı yemekleri severim, asla dışarıda yemem.

Bu 100 kelimeyi kalıcı hâle getirmenin 4 adımı

  1. Önce tanı, sonra üret. İlk turda kelimeyi görünce Türkçesini hatırlamaya çalış (tanıma). İkinci turda tersini yap: Türkçesini görüp İngilizcesini söyle (üretme). Asıl öğrenme bu ikinci turda olur.
  2. Örnek cümleyi kendi cümlenle değiştir. Listedeki cümleyi okuduktan sonra o kelimeyle kendi hayatına dair bir cümle kur. “I go to work at eight” yerine “I go to school at nine” demek, kelimeyi senin hayatına bağlar.
  3. Aralıklı tekrar yap. Bir kelimeyi öğrendiğin gün, 1 gün sonra, 3 gün sonra ve 1 hafta sonra tekrar gör. Böylece ezbere daha az zaman harcarsın.
  4. Yanlışlarını sakla. Bildiğin kelimeleri tekrar etmek rahattır ama sana pek bir şey katmaz. Karıştırdığın kelimeleri ayrı bir listede topla ve tekrarların çoğunu onlara ayır.

Bu 100 kelimeyle çalışmaya başla

Renkli Kelime'de A1 seviyesini seçip kelime kartlarıyla veya oyunlarla aynı kelimeleri çalışabilirsin. Hesap açtığında ilerlemen kaydedilir.

Çalışmaya Başla

Sonra ne öğrenmeli?

Bu 100 kelimeyi rahatça hatırlayabildiğinde A1'in kalan kelimeleriyle devam et; ardından A2'ye geç. Seviyelerin ne anlama geldiğini ve her birinde kaç kelime beklendiğini merak ediyorsan İngilizce seviyeleri rehberimize göz atabilirsin. Ezberlerken tıkandığını hissediyorsan kelime ezberleme teknikleri yazımıza bak.

Başka bir dilde A1 çalışıyorsan

Bu durum her dilde aynı: günlük konuşmanın çoğunu az sayıda kelime taşır. Aynı yöntemle hazırladığımız A1 listeleri de var: Almanca (isimler artikelleriyle), Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca.