Una domanda inaspettata
Beklenmedik bir soru
İş görüşmesinde Alicia'ya cevabını bilmediği bir soru soruluyor. Bir cevap uydurmak mı, dürüst olmak mı?
Her İtalyanca cümlenin altında Türkçesi var. Aynı renkteki parçalar iki dilde aynı anlama geliyor; Türkçede kelimelerin sırası değişse de hangisinin neye karşılık geldiğini renginden bulursun. Önce İtalyancayı oku, takıldığın yerde Türkçesine bak.
Alicia1 si preparava da diversi giorni2 a un colloquio per lavorare in un’agenzia di viaggi.3
Alicia1 bir seyahat acentesinde çalışmak için yapacağı görüşmeye3 birkaç gündür hazırlanıyordu.2
Aveva ripassato le sue esperienze1 e cercato informazioni2 sulle destinazioni proposte dall’azienda.3
Deneyimlerini gözden geçirmiş1 ve2 şirketin sunduğu seyahat noktaları hakkında3 bilgi toplamıştı.2
All’inizio del colloquio,1 tutto2 è andato come si aspettava.3
Görüşmenin başında1 her şey2 beklediği gibi ilerledi.3
La responsabile1 le ha chiesto2 dei suoi studi, delle lingue che conosceva e del suo ultimo lavoro.3
Yetkili1 eğitimini, bildiği dilleri ve son işini3 sordu.2
Poi1 ha voluto sapere2 che cosa avrebbe fatto se un cliente avesse perso il passaporto durante un viaggio.3
Sonra1 bir müşteri seyahat sırasında pasaportunu kaybetse ne yapacağını3 öğrenmek istedi.2
Alicia1 non conosceva la procedura esatta2 ed è rimasta in silenzio per qualche secondo.3
Alicia1 tam olarak hangi işlemlerin gerektiğini bilmiyordu2 ve birkaç saniye sessiz kaldı.3
Ha pensato di inventare una risposta,1 ma ha deciso2 di spiegare come avrebbe cercato aiuto.3
Bir cevap uydurmayı düşündü,1 ama2 nasıl yardım arayacağını açıklamaya3 karar verdi.2
Ha detto che1 prima avrebbe tranquillizzato il cliente2 e consultato le istruzioni dell’agenzia.3
Önce müşteriyi sakinleştireceğini2 ve acentenin talimatlarına bakacağını3 söyledi.1
Inoltre,1 avrebbe verificato quale ente contattare2 prima di dare informazioni precise.3
Ayrıca1 kesin bilgi vermeden önce3 hangi kurumla iletişime geçmesi gerektiğini kontrol edecekti.2
La responsabile1 ha preso appunti2 e ha continuato con altre domande.3
Yetkili1 not aldı2 ve başka sorularla devam etti.3
All’uscita,1 Alicia2 pensava ancora a quel silenzio.3
Çıkarken1 Alicia2 hâlâ o sessizliği düşünüyordu.3
Tuttavia,1 ha capito che2 ammettere un dubbio non significava essere senza risorse.3
Ancak1 bir konuda emin olmadığını kabul etmenin çaresiz kalmak anlamına gelmediğini3 anladı.2
Non sapeva ancora se avrebbe ottenuto il posto,1 ma era soddisfatta2 di aver risposto con sincerità.3
İşe alınıp alınmayacağını henüz bilmiyordu,1 ama2 dürüstçe cevap vermiş olmaktan3 memnundu.2
Kendini denemek için Türkçeyi gizle: Türkçe cümleler bulanıklaşır, görmek istediğine dokunursun. Renkleri ayırt etmekte zorlanıyorsan renk numaralarını aç; aynı numara aynı anlam demek.
Kelimeler ve ifadeler
| İtalyanca | Türkçe |
|---|---|
| ripassare | gözden geçirmek |
| la destinazione | varış yeri; seyahat noktası |
| la procedura | prosedür; işlem sırası |
| inventare | uydurmak |
| tranquillizzare | sakinleştirmek |
| consultare | danışmak; başvurmak |
| l’ente | kurum |
| la sincerità | dürüstlük; içtenlik |
Hikâyeyi anladın mı?
Soruları önce kendin cevapla, sonra cevaba bak. Aynı anlamı veren farklı bir cevap da doğrudur.
Quale situazione propone la responsabile?
Cevabı göster
Propone il caso di un cliente che perde il passaporto durante un viaggio.
Perché Alicia rimane in silenzio?
Cevabı göster
Perché non conosce la procedura esatta.
Alla fine Alicia sa se ha ottenuto il posto?
Cevabı göster
No, non sa ancora se lo otterrà.
B1 bölümündeki diğer hikâyeler
İş, arkadaşlık ve değişen planlar. Karakterlerin kararlarını anlar, deneyimlerini ve duygularını karşılaştırırsın. Bu hikâyeler kitapta.
- Il sentiero fino alla panchinaOturma bankına giden yol
- Un corso dopo il lavoroİşten sonra bir kurs
- Una voce alla radioRadyoda bir ses
- Il rumore del piano di sopraÜst kattan gelen ses
- Le mani della sartaTerzinin elleri
- Una recensione troppo affrettataAceleyle yazılan yorum
- Il quaderno alla fermataDuraktaki defter
- Il turno del sabatoCumartesi vardiyası
- La prima venditaİlk satış
- La ricetta senza dosiÖlçüsüz tarif
- Un ruolo diversoFarklı bir rol
- Un mese di mostraBir aylık sergi
- Una passeggiata senza frettaAcelesiz yürüyüş
- L’album del negozio di fioriÇiçekçinin albümü
Ücretsiz okuyabileceğin diğer hikâyeler
Hikâyedeki kelimelerin çoğu İtalyanca B1 kelime listesinde de var; örnek cümleleri ve Türkçe anlamlarıyla.
Hikâyedeki kelimeleri kalıcı yap
B1 seviyesinin kelimeleri uygulamada; kartlarla, günlük görevle ve oyunlarla tekrar edersin.
Uygulamada çalış