Ana Sayfa›İspanyolca Kelimeler›DELE B1 Kelimeleri
İspanyolca · Sınav

DELE B1 Kelimeleri

DELE B1 sınavının konularına göre gruplanmış 100 İspanyolca kelime; artikelleri, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle.

100 kelime · 9 konuB1 · Ortasınav bölümlerine göre

DELE B1, Instituto Cervantes'in İspanya Eğitim Bakanlığı adına verdiği İspanyolca diplomalarından biri. İspanyolcayı günlük hayatta ve işte kendi başına kullanabildiğini belgeliyor ve süresiz geçerli.

Bu sayfadaki kelimeler sıklığa göre değil, sınavda işine yarayacakları yere göre seçildi: görüşünü anlatırken, bir e-posta yazarken, havalimanı anonsunu dinlerken ya da bir fotoğrafı anlatırken. Her grubun başında o kelimelerin sınavın hangi bölümünde karşına çıkacağı yazıyor.

Sınav nasıl bir şey?

Sınav dört bölümden oluşuyor ve toplam yaklaşık 3 saat 20 dakika sürüyor. Konuşma bölümünden önce 15 dakikalık hazırlık süresi var.

70 dkComprensión de lecturaOkuma5 görev. E-postalar, ilanlar, haber ve blog metinleri.
40 dkComprensión auditivaDinleme5 görev. Anonslar, telefon mesajları, radyo programları ve sohbetler.
60 dkExpresión escritaYazma2 görev. Bir e-posta ya da mektup ve bir konuda görüş ya da anlatı metni.
15 dkExpresión oralKonuşma4 görev: kısa bir sunum, sunum üzerine sohbet, bir fotoğrafı anlatma ve bir canlandırma.

Toplam 100 puan. Apto (başarılı) sayılmak için en az 60 puan gerekiyor ve iki grubun her birinden en az 30 puan almalısın: okuma ile yazma bir grup, dinleme ile konuşma diğer grup.

Diploma süresiz geçerliDELE diplomaları bir kez alındığında süresiz geçerli. Yine de başvuracağın okul ya da kurum farklı bir seviye isteyebilir; şartları önceden kontrol et.

Sınav konularına göre 100 kelime

Her konuda en çok işine yarayacak kelimeler var. Konuları sırayla çalışabilirsin; sınavdan önceki haftalarda günde bir iki konu iyi bir tempo.

Görüş bildirmek Expresión oral · escrita

Konuşmanın ilk iki görevinde ve ikinci yazma görevinde görüşünü söyleyip gerekçelendiriyorsun. Bu kelimeler cevabının iskeleti.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
1el punto de vistabakış açısıDesde mi punto de vista, deberíamos esperar un poco más.
Benim bakış açıma göre biraz daha beklemeliyiz.
2la ventajaavantaj, üstünlükLa gran ventaja de vivir en el centro es poder ir andando.
Merkezde yaşamanın büyük avantajı, her yere yürüyerek gidebilmek.
3la desventajadezavantaj¿Qué desventajas crees que tiene trabajar desde casa?
Sence evden çalışmanın ne gibi dezavantajları var?
4la posturatutum, duruş, pozisyonCada partido defendió su postura durante el debate.
Her parti tartışma sırasında kendi tutumunu savundu.
5la propuestaöneri, teklifNos parece muy interesante tu propuesta de viaje.
Seyahat önerini çok ilginç buluyoruz.
6considerardikkate almak, saymakLo considero uno de mis mejores amigos.
Onu en iyi arkadaşlarımdan biri olarak görüyorum.
7en primer lugarilk olarak, öncelikleEn primer lugar, quiero dar las gracias a todos por venir.
Öncelikle, geldiğiniz için hepinize teşekkür etmek istiyorum.
8por un ladobir yandanPor un lado quiero viajar, pero por otro necesito ahorrar.
Bir yandan seyahat etmek istiyorum ama öte yandan para biriktirmem gerekiyor.
9por otro ladoöte yandan, diğer taraftanLa ciudad es cara; por otro lado, hay muchas oportunidades.
Şehir pahalı; öte yandan pek çok fırsat var.
10sin dudaşüphesiz, kuşkusuzSin duda, es la mejor paella que he probado.
Şüphesiz, bu tattığım en iyi paella.
11en conclusiónsonuç olarakEn conclusión, necesitamos más tiempo para terminar el proyecto.
Sonuç olarak, projeyi bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacımız var.

E-posta ve mektup Expresión escrita · 1. görev

İlk yazma görevi bir e-posta ya da mektup: şikâyet etmek, bir şey önermek, teşekkür etmek ya da bir planı değiştirmek.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
12el/la remitentegönderenLa carta llegó sin remitente, así que no sé quién la envió.
Mektup gönderen bilgisi olmadan geldi, bu yüzden kimin gönderdiğini bilmiyorum.
13adjuntareklemek (e-postaya), iliştirmekTe adjunto el currículum en este correo electrónico.
Özgeçmişimi bu e-postanın ekinde gönderiyorum.
14la reclamaciónşikâyet, talepHice una reclamación porque me habían cobrado de más.
Benden fazla ücret aldıkları için şikâyette bulundum.
15la quejaşikâyet, yakınmaLos vecinos presentaron una queja por el ruido del bar.
Komşular bardaki gürültü yüzünden şikâyette bulundu.
16la sugerenciaöneri, tavsiyeSi tienes alguna sugerencia, escríbela en el buzón.
Herhangi bir önerin varsa kutuya yaz.
17el agradecimientominnet, teşekkürQuiero expresar mi agradecimiento a todos los que me han ayudado.
Bana yardım eden herkese minnettarlığımı ifade etmek istiyorum.
18confirmaronaylamak, teyit etmekTienes que confirmar la reserva antes de las doce.
Rezervasyonu saat on ikiden önce onaylaman gerekiyor.
19la cancelacióniptalLa cancelación del vuelo nos obligó a dormir en el aeropuerto.
Uçuşun iptali bizi havalimanında uyumak zorunda bıraktı.
20aplazarertelemekHemos aplazado la reunión hasta el próximo martes.
Toplantıyı gelecek salıya erteledik.
21informarbilgilendirmek, bildirmekEl guía nos informó de los horarios de las visitas.
Rehber bizi ziyaret saatleri hakkında bilgilendirdi.
22cuanto antesbir an önce, en kısa süredeLlama al médico cuanto antes si sigues con fiebre.
Ateşin devam ederse bir an önce doktoru ara.
23urgenteacilNecesito hablar contigo, es un asunto urgente.
Seninle konuşmam lazım, acil bir mesele.

İş Comprensión de lectura

Okuma metinlerinde iş ilanları ve çalışma hayatı üzerine haberler sık çıkar.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
24el ascensoterfi, yükselmeDespués de tres años, por fin le dieron el ascenso que esperaba.
Üç yılın ardından nihayet beklediği terfiyi ona verdiler.
25el despidoişten çıkarma, kovulmaEl despido de veinte trabajadores provocó una huelga en la fábrica.
Yirmi işçinin işten çıkarılması fabrikada bir greve yol açtı.
26el desempleoişsizlikEl desempleo juvenil sigue siendo un problema grave en España.
Genç işsizliği İspanya'da ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
27la vacanteboş kadro, açık pozisyonHay una vacante en el departamento de marketing, por si te interesa.
İlgini çekerse, pazarlama departmanında açık bir pozisyon var.
28el teletrabajouzaktan çalışmaMe encanta el teletrabajo porque no pierdo tiempo en el transporte.
Uzaktan çalışmayı çok seviyorum çünkü ulaşımda vakit kaybetmiyorum.
29el autónomo / la autónomaserbest çalışanDesde que es autónoma, trabaja muchas más horas que antes.
Serbest çalışmaya başladığından beri eskisinden çok daha fazla saat çalışıyor.
30laboralişle ilgili, çalışmaTiene mucha experiencia laboral en el sector turístico.
Turizm sektöründe çok fazla iş deneyimi var.
31cualificadonitelikli, kalifiyeLa empresa busca personal cualificado para el laboratorio.
Şirket laboratuvar için nitelikli personel arıyor.
32dimitiristifa etmekEl ministro dimitió después del escándalo.
Bakan skandaldan sonra istifa etti.
33la plantillapersonel, kadroLa empresa quiere ampliar la plantilla el año que viene.
Şirket gelecek yıl kadrosunu genişletmek istiyor.
34la trayectoriakariyer, gidişatTiene una larga trayectoria como periodista deportivo.
Spor gazeteciliğinde uzun bir kariyeri var.
35el sindicatosendikaMi hermana se afilió al sindicato cuando empezó a trabajar allí.
Kız kardeşim orada çalışmaya başladığında sendikaya üye oldu.

Konut Comprensión de lectura

Ev ilanları ve komşuluk ilişkileri: okuma bölümünün ve günlük hayatın ortak konusu.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
36la viviendakonut, meskenEl precio de la vivienda no para de subir en las grandes ciudades.
Büyük şehirlerde konut fiyatları durmadan artıyor.
37el casero / la caseraev sahibiLa casera nos ha subido el alquiler cincuenta euros.
Ev sahibi kiramızı elli avro artırdı.
38la inmobiliariaemlak ofisiEncontramos el piso a través de una inmobiliaria del barrio.
Daireyi mahalledeki bir emlak ofisi aracılığıyla bulduk.
39el áticoçatı katıAlquilaron un ático con una terraza enorme.
Kocaman bir terası olan bir çatı katı kiraladılar.
40las afueras (pl.)banliyö, şehir dışıVivimos en las afueras porque los pisos son más baratos.
Daireler daha ucuz olduğu için şehir dışında yaşıyoruz.
41el vecindariomahalle, komşularTodo el vecindario se enteró de la noticia en pocas horas.
Bütün mahalle birkaç saat içinde haberi öğrendi.
42la urbanizaciónsite, yerleşim alanıViven en una urbanización con piscina y pistas de tenis.
Havuzu ve tenis kortları olan bir sitede yaşıyorlar.
43la convivenciabirlikte yaşama, bir arada yaşamLa convivencia con mis compañeros de piso es muy buena.
Ev arkadaşlarımla birlikte yaşamak çok iyi gidiyor.
44la goterasu sızıntısı, tavan akıntısıCada vez que llueve, tenemos una gotera en el salón.
Her yağmur yağdığında salonda tavandan su damlıyor.
45la cerradurakilitCambiamos la cerradura después de perder las llaves.
Anahtarları kaybettikten sonra kilidi değiştirdik.
46acogedorsıcak, samimi, rahatTienen una casa pequeña pero muy acogedora.
Küçük ama çok sıcak bir evleri var.
47averiarsearızalanmak, bozulmakEl coche se averió en mitad de la autopista.
Araba otoyolun ortasında arızalandı.

Sağlık Comprensión auditiva

Doktor ve eczane konuşmaları, sağlık programları. Bir teşhis ya da bir tedavi cevabı değiştirebilir.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
48el diagnósticoteşhis, tanıEl médico no pudo darme un diagnóstico hasta ver los análisis.
Doktor tahlilleri görene kadar bana teşhis koyamadı.
49el tratamientotedaviEl tratamiento dura seis meses, pero ya me encuentro mejor.
Tedavi altı ay sürüyor ama şimdiden daha iyi hissediyorum.
50el efecto secundarioyan etkiEste medicamento puede tener algunos efectos secundarios, como el sueño.
Bu ilacın uyku hali gibi bazı yan etkileri olabilir.
51la dosisdozNo tomes una dosis mayor de la que te ha indicado el médico.
Doktorun sana söylediğinden daha yüksek bir doz alma.
52la pomadamerhem, kremPonte esta pomada dos veces al día en la quemadura.
Bu merhemi günde iki kez yanığın üzerine sür.
53la inyeccióniğne, enjeksiyonMe da mucho miedo que me pongan una inyección.
İğne yapılması beni çok korkutuyor.
54el esguinceburkulmaMe hice un esguince de tobillo jugando al baloncesto.
Basketbol oynarken ayak bileğimi burktum.
55la fracturakırıkTiene una fractura en el brazo y lleva escayola.
Kolunda kırık var ve alçı takıyor.
56la migrañamigrenCuando tengo migraña, necesito estar a oscuras y en silencio.
Migrenim olduğunda karanlıkta ve sessizlikte kalmam gerekiyor.
57el insomniouykusuzlukEl café por la tarde me provoca insomnio.
Öğleden sonra içtiğim kahve uykusuzluk yapıyor.
58resfriarseüşütmek, soğuk algınlığına yakalanmakAbrígate bien o te vas a resfriar.
İyice sarın yoksa üşüteceksin.

Seyahat ve anonslar Comprensión auditiva

Dinleme bölümünde havalimanı ve istasyon anonsları çıkar: aktarma, bagaj teslimi, son dakika değişiklikleri.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
59la escalaaktarma, ölçekEl vuelo a Lima hace escala en Madrid.
Lima uçuşu Madrid'de aktarma yapıyor.
60el transbordoaktarma (araç değiştirme)Para llegar al museo hay que hacer transbordo en Sol.
Müzeye ulaşmak için Sol'da aktarma yapmak gerekiyor.
61la facturaciónbagaj teslimi, check-in, ciroLa facturación cierra cuarenta minutos antes de la salida.
Check-in kalkıştan kırk dakika önce kapanıyor.
62el itinerariogüzergâh, gezi programıLa agencia nos envió el itinerario completo del viaje.
Acente bize yolculuğun tam programını gönderdi.
63la estanciakalış, konaklamaEspero que disfruten de su estancia en nuestro hotel.
Otelimizdeki konaklamanızın keyfini çıkarmanızı umuyorum.
64el desplazamientoyolculuk, yer değiştirmeLa empresa paga los desplazamientos de sus trabajadores.
Şirket çalışanlarının yol masraflarını ödüyor.
65el viajero / la viajerayolcu, gezginLos viajeros del tren de las nueve deben ir al andén cuatro.
Saat dokuz trenindeki yolcuların dört numaralı perona gitmesi gerekiyor.
66la tripulaciónmürettebatLa tripulación nos atendió muy bien durante todo el vuelo.
Mürettebat uçuş boyunca bizimle çok iyi ilgilendi.
67el mochilero / la mochilerasırt çantalı gezginRecorrió Sudamérica como mochilero durante seis meses.
Altı ay boyunca sırt çantalı gezgin olarak Güney Amerika'yı dolaştı.
68el peajegeçiş ücreti, gişeSi vamos por la autopista, tendremos que pagar peaje.
Otoyoldan gidersek geçiş ücreti ödememiz gerekecek.
69a última horason anda, son dakikadaCancelaron la cena a última hora y no nos avisaron.
Yemeği son anda iptal ettiler ve bize haber vermediler.
70el imprevistobeklenmedik durum, aksilikSiento llegar tarde, he tenido un imprevisto.
Geç kaldığım için üzgünüm, beklenmedik bir şey çıktı.

Çevre Expresión oral · 1. görev

Konuşmanın sunum görevinde sık çıkan konulardan biri: geri dönüşüm, tüketim ve iklim.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
71el cambio climáticoiklim değişikliğiEl cambio climático está provocando veranos cada vez más calurosos.
İklim değişikliği giderek daha sıcak yazlara yol açıyor.
72la sostenibilidadsürdürülebilirlikLa sostenibilidad es clave en el nuevo plan urbanístico.
Sürdürülebilirlik yeni kentsel planın anahtarıdır.
73sosteniblesürdürülebilirQueremos un turismo más sostenible en nuestra región.
Bölgemizde daha sürdürülebilir bir turizm istiyoruz.
74renovableyenilenebilirEspaña produce mucha energía renovable gracias al sol.
İspanya güneş sayesinde çok fazla yenilenebilir enerji üretiyor.
75reutilizableyeniden kullanılabilirLlevo siempre una bolsa reutilizable para hacer la compra.
Alışveriş için yanımda hep yeniden kullanılabilir bir çanta taşırım.
76desechabletek kullanımlıkDeberíamos usar menos vasos desechables en la oficina.
Ofiste daha az tek kullanımlık bardak kullanmalıyız.
77contaminadokirlenmiş, kirliEl aire de la ciudad está muy contaminado.
Şehrin havası çok kirli.
78la emisiónemisyon, salım, yayınHay que reducir las emisiones de dióxido de carbono.
Karbondioksit salımını azaltmak gerekiyor.
79el envaseambalaj, kapLos envases de yogur van al contenedor amarillo.
Yoğurt kapları sarı konteynere gider.
80el consumotüketimEl consumo de agua aumenta mucho durante el verano.
Yaz boyunca su tüketimi çok artar.
81reducirazaltmak, düşürmekDeberíamos reducir el uso del coche en la ciudad.
Şehirde araba kullanımını azaltmalıyız.
82malgastarboşa harcamak, israf etmekNo malgastes el dinero en cosas que no necesitas.
Paranı ihtiyacın olmayan şeylere boşa harcama.

Medya ve boş zaman Comprensión de lectura · auditiva

Radyo programları, haber metinleri ve anketler. Okuma ve dinlemenin ortak malzemesi.

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
83los medios de comunicación (pl.)iletişim araçları, medyaLos medios de comunicación influyen mucho en la opinión pública.
Medya kamuoyunu çok etkiler.
84la prensabasın, gazetelerLa noticia apareció ayer en toda la prensa nacional.
Haber dün tüm ulusal basında yer aldı.
85el reportajehaber dosyası, belgesel haber programıAnoche vi un reportaje sobre la vida en las islas Canarias.
Dün gece Kanarya Adaları'ndaki yaşam hakkında bir haber programı izledim.
86la encuestaanketSegún una encuesta reciente, la mayoría de los jóvenes lee en el móvil.
Yakın zamanda yapılan bir ankete göre gençlerin çoğu cep telefonundan okuyor.
87el buloyalan haber, asılsız söylentiAntes de compartir una noticia, comprueba que no sea un bulo.
Bir haberi paylaşmadan önce yalan haber olmadığından emin ol.
88la cadenakanal, zincir¿En qué cadena ponen el partido esta noche?
Maç bu akşam hangi kanalda?
89el estrenogala, ilk gösterimEl estreno de la película será el próximo viernes.
Filmin ilk gösterimi önümüzdeki cuma olacak.
90el espectador / la espectadoraseyirci, izleyiciMás de cincuenta mil espectadores llenaron el estadio.
Elli binden fazla seyirci stadyumu doldurdu.
91el pasatiempohobi, eğlenceHacer crucigramas es su pasatiempo favorito.
Bulmaca çözmek onun en sevdiği hobi.
92entretenidoeğlenceli, oyalayıcıEl libro es muy entretenido, lo leí en dos días.
Kitap çok eğlenceli, iki günde okudum.
93emocionanteheyecan vericiFue un partido muy emocionante hasta el último minuto.
Son dakikaya kadar çok heyecan verici bir maçtı.

Duygular Expresión oral · 3. görev

Üçüncü konuşma görevinde bir fotoğrafı anlatıyorsun: kişiler ne hissediyor, neden?

#İspanyolcaTürkçeÖrnek cümle
94la ilusiónheves, heyecan, yanılsamaMe hace mucha ilusión que vengáis a visitarnos en verano.
Yazın bizi ziyarete gelmeniz beni çok heyecanlandırıyor.
95agobiadobunalmışEstoy agobiado con tantos correos sin contestar.
Cevaplanmamış bu kadar e-postayla bunalmış durumdayım.
96decepcionadohayal kırıklığına uğramışEstoy decepcionado con el servicio de este hotel.
Bu otelin hizmetinden hayal kırıklığına uğradım.
97estresadostresliÚltimamente estoy muy estresado por el trabajo.
Son zamanlarda iş yüzünden çok stresliyim.
98agradecidominnettarTe estoy muy agradecido por todo lo que has hecho.
Yaptığın her şey için sana çok minnettarım.
99avergonzadoutanmış, mahcupMe sentí avergonzado cuando me caí delante de todos.
Herkesin önünde düştüğümde utandım.
100la nostalgiaözlem, nostaljiCuando escucho esa canción, siento nostalgia de mi infancia.
O şarkıyı dinlediğimde çocukluğumu özlüyorum.

Sınava kelime çalışırken

  • Bağlayıcı ifadeleri çalış. por un lado … por otro lado, sin embargo, por lo tanto gibi ifadeler hem yazıda hem konuşmada metnini düzenli gösterir.
  • E-posta kalıplarını ezberle. Resmî bir hitap (Estimados señores), bir amaç cümlesi ve bir kapanış (Un saludo cordial) ilk yazma görevinin yarısı demek.
  • Fotoğraf anlatımına hazırlan. Kim, nerede, ne yapıyor, ne hissediyor ve sonra ne olacak: bu beş soruya cevap verebiliyorsan üçüncü görev kolaylaşır.
  • İsimleri artikeliyle öğren. el ve la farkı sıfatların ekini de belirliyor; kelimeyi baştan artikeliyle ezberle.

Sonraki adım

Seviyenin en sık kullanılan kelimeleri için İspanyolca B1 kelime listesine bak; sonraki seviye İspanyolca B2. Bütün seviyeler İspanyolca kelimeler sayfasında.

Kelimeleri kartlarla ve oyunlarla tekrar etmek istersen İspanyolca kelime oyunları sayfasına göz at.

Sınava kadar her gün biraz çalış

Kelime kartları, aralıklı tekrar ve dokuz oyun B1'in 980 kelimeleriyle çalışıyor; unuttukların tekrar karşına çıkıyor. İspanyolca havuzu Premium üyelikle açılıyor. Önce denemek istersen Genel İngilizce ücretsiz; kartlar ve günlük görev için kayıt da gerekmiyor.

Uygulamada çalış